DOPPLER
Kapaktaki geyiğe verilen ad mı Doppler, diye başladığım romandan evli bir adamın bekârlık sultanlık tadında bir yolculuktaki ilerleyişiyle çıktım.
Andreas Doppler... Evden, işten, şehirden, paradan sıkılıp kendini ormana atan bir varoluş yolcusu. Bu varoluşçuluk da bu günlerde kimlere kalmış? Takasla alışveriş yapmayı tercih ediyor. İlla sisteme karşı çıkacak.
Ormanda bir geyik ve o geyiğin yavrusunu buluyor. Anne geyiğin etini parça parça takasta kullanıyor, yavru geyik de ormanda yoldaşı oluyor.
Bazen insanın kendini doğaya/ormana atıp bu şekilde dostluklar kurmayı istemesi gibi. Çünkü insan, doğada kendini bulur. Ayağımız, elimiz, ruhumuz... Toprağa, ağaca, taşa vs. değmelidir. Ruh dinginliği için...
Andreas Doppler de kendini doğaya/ormana atıp her şeyden uzak yaşamaya başlıyor. İhtiyaç duyarsa insan içine çıkıyor. Hatta bir ara ormanda yeni komşuları olmaya başlayınca rahatsız oluyor. O, kendi kendine yaşamak, ormanda el becerisiyle hayatta kalmak istiyor.
İnsan ruhu ve bedeni, doğayla temas hâlinde kalınca dinginleşir. Doppler de bunu yaparak hem dinginleşmeye hem de kalabalıktan uzaklaşıp kendince var olmaya çalışıyor.
Bu kadarı makul gibi gelebilir ama toplumla çok iç içe gelmek kadar toplumdan hepten uzaklaşmak da çok sağlıklı değil. İnsandan uzak diye insanlara itelenen görüşler, çok da akla mantığa yatan bir tavır değil. İnsan yer yer insanla var olur çünkü. Geleneklerden de nefret ediyor bir yerde. Nefret edebilir ama geleneklerden tamamen uzaklaşıp nefret etmek, insan özüne aykırı. İnsanlar, kendilerince gelenekler var etmeye devam edecekler mutlaka. Hatta günümüzde, tek tip kalınan bu dönemde, geleneksele dönüş var ve geleneksel gösteriler, göze de çok hoş görünmektedir. Ayrıca toplumun özü, gelenekleridir. Ferdî kalmak isteyenler bile kendilerince gelenekler uydururlar.
Romanda yer yer mizah ve cinsellik de yer alıyordu. Mizah, tadında bir yerdeydi ama cinsel unsurları gereksiz bir yerde araya almıştı.
Kitap, kolay okunan, etkili bir kitap. Klasik gibi de bir kitap ama putlaştırıp dokunulmaz gibi algılamak da yanlış. Okumaktan keyif aldım, eleştirilerim olsa da keyifliydi. İllaki dediklerine katılmak durumunda da değilim. Devam kitaplarını da okumayı düşünüyorum.