·504 syf.····Okunma: 14 Şubat 2026 00:00 Bu kitap benim Nermin YILDIRIM’dan okuduğum ilk kitap. Bu kitap sayesinde diğer kitaplarını da okumaya karar verdim. Dolayısıyla Ev benim için bir başlangıç kitabı oldu. Gerçekten çok beğendim. Bu inceleme de kendime unutmamak için yazdığım hatırlatma gibi. Dolayısıyla kitabı okuduktan sonra okumanızı tavsiye ederim.
Kitap, Camino de Santiago isimli 800 kilometrelik bir hac yolunu yürümeye karar veren Seher’in hikayesi. Bu yolda herkesin amacı birbirinden farklı. Kimi dini sebeplerden kimi tamamen kişisel sebeplerden kimi ise sadece rahatça ağlamak istediğinden bu yolu yürümeye karar veriyor. Seher’in amacı ise çok daha farklı. O, ölüme yürümeyi tercih ediyor.
Seher her ne kadar yolculuğa tek başına çıkmayı planlasa da arkadaşı Ogo da onun peşine takılıyor. Seher başlangıçta bu durumdan ne kadar rahatsız olsa da biraz yürüdükten sonra aslında Ogo’nun onun yanında olmasına seviniyor.
“İnsanın yanında biriyle yürümesi ne güzel şey aslında diye geçirdim içimden. Birinin tutup kaldıracağını bildiğinde, düşmek o kadar da korkunç değil.”
Ogo’ya alışmak bile Seher’i zorlarken birde yolculuklarına Şerbet ismini verdikleri haylaz bir köpek ekleniyor. Böylece ekip tamamlanıyor ve Seher’in sonuna doğru yavaş yavaş yol alıyorlar.
Kitap 30-35 bölümden oluşuyor ve bir bölümde Seher’in psikoloğu ile gerçekleştirdiği seansları okurken, devam eden bölümde yolda neler olduğunu okuyoruz.
Seher, okurken zaman zaman kızdığınız ama anlamaktan da asla vazgeçemediğiniz küçük bir çocuk gibi. Esasında 40 yaşında ama onu dinlerken aslında hiç büyümediğini fark ediyorsunuz. Dolayısıyla hoşgörü seviyeniz o kadar yüksek oluyor ki, ister istemez kendinizi onu anlarken buluyorsunuz.
Kitap, bir yere ait hissetmemenin ağırlığını, 40 yaşına da gelseniz çocukken doldurulamayan boşlukların ömür boyu dolamadığını o kadar güzel anlatıyor ki, Ogo’ya benzer bir hayatınız varsa ailenize şükrediyor; Seher gibiyseniz ise içiniz buruluyor.
Kitabın insanı yaralı bırakmayıp izi de kalsa iyileşeceğini göstererek bitmesi beni kuş gibi hafifletti. Çünkü bazı sayfalarda yüreğim o kadar sıkıştı ki, ne elimden bırakabildim ne de sayfaları çevirebildim.
Cesaret edip iyi ki sayfaları çevirdim ve şükür ki yaralı değil yamalı bitti.
Esas mesaj, ben bir yol yürüdüm ve haydi ben artık tamamen değiştim her şey çok güzel olacak değil. Esas mesaj, artık kendimi görüyorum, anlıyorum ve kabulleniyorum, kendimi hırpalamak yerine şefkatli davranmayı seçiyorum gibi geldi bana. En azından benim aldığım mesaj bu oldu.
Ben iyi ki okudum diyebiliyorum, sizlere de iyi okumalar diliyorum.