Doğduğumuz topraklar, beslendiğimiz kaynaklar ve ruhumuz kimliğimizi oluşturuyor. Göç etmek zorunda kalan insanlar doğduğu toprakları terk ettiği için daha da arada kalmış garip bir ruha bürünüyor, tıpkı yazarımız gibi. Kökleri Lübnan, Türkiye’de; Müslüman ve Hristiyan ruhlardan beslenen bir insanın Fransa Katolik dünyasından aynaya baktığında gördüğü yansımayı aktardığı anlatıda yazar, şahit oluyoruz ki biraz ondan biraz bundan alıp karmış hamurunu.
İnsanın kendi emeği olmadan elde ettiği ayrıcalıklar ya da doğuştan gelen şansı onu daha üst bir kimliğe kavuşturmaz, kavuşturmamalı ama günümüz insanı bu yanılgıyı hep yaşıyor maalesef. Bu da müthiş kibrimizin yansıması. Oysaki Allah katında üstünlük takvada değil miydi? Bir sarı çocuğun mavi gözleri için dünyayı yıkan insalık çölün kara çocuklarını da bağrına basmadığı sürece insanlık için endişelenmeliyiz.
🩵Kendimden bir parça kesip atmış olsaydım daha mı gerçek olurdum?
🩵 kimligim beni başka hiç kimseye benzemez yapan şeydir.
🩵İstisnasız her insan karma bir kimlikle donanmış; unutulmuş çatlakları, hiç akla gelmeyen dallanmaları ortaya çıkarmak ve kendisinin karmaşık, biricik olduğunun yerinin başkası tarafından doldurulmayacağını keşfetmesi için kendi kendine birkaç soru sorması yeter.
🩵Hangi halktan olursa olsun geleceğinden çok tarihine hayranlık duyması üzücü bile sayılabilir.
🩵Acı çeken bir topluluğun iyiliği için yürürlüğe konsa bile her türlü ayrımcı uygulama tehlikelidir.
#gkyzktpasu #iyikikitaplarvar #okudumbitti