·240 syf.····Okunma: 09 Şubat 2026 00:00 Baba–oğul, anne–kız arasındaki o görünmez çizgiyi anlatan metinlere zaafım var.
Bir baba gerçekten terk edip gider mi?
Yoksa gittiği yerden çok, bıraktığı boşlukla mı kalır?
Geride kalanlara yerleştirdiği o eksiklik ?
Baba İzi, tam da bu eksikliğin romanı.
Almanya’da yaşayan Arda, çoklu organ yetmezliğiyle hastane odasında ölümüne yaklaşırken, yıllar önce evi terk eden babasına yazmaya başlıyor. Bu yazı bir hesaplaşma mı, bir geç kalmış konuşma mı — karar vermek zor. Ama her cümle, susulmuş bir çocukluğun içinden geliyor.
Necati Öziri, aile krizini yalnızca kişisel bir dram olarak anlatmıyor. Göçmenlik, yoksulluk, aidiyetsizlik ve kimlik meselesi bu hikâyenin merkezinde . Baba yok; ama yokluğu somut bir varlık gibi öfkesiyle, bıraktığı boşlukla..
İyi ki dilimize çevrilmiş, çok sevdim .