Gönderi

Puan vermedi·128 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 09:47
Peyami Safa’nın bu kitabını okurken, o koridorların soğukluğunu sadece tenimde değil, ruhumda hissettim.​Kitapta beni en çok sarsan şey, kahramanın bacağındaki o 'kemik veremi' değil; o bacağın onu hayattan, neşeden ve en önemlisi sevdiği kızdan, Nüzhet’ten koparmasıydı. İnsan bazen sadece bedeniyle değil, umutlarıyla da sakat kalabiliyormuş, onu anladım. O koğuşun kapısından içeri girdiğinizde dışarıdaki kuş sesleri kesiliyor, yerini sadece beyaz gömlekli adamların ciddi yüzlerine ve tıkırdayan sedye seslerine bırakıyor.​ "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu bana şunu öğretti: İnsanın en büyük ağrısı kemiğinde değil, umudundadır. O koridordaki isimsiz gencin bacağındaki sızı dindiğinde bile ruhundaki yara açık kaldı; çünkü o kapıdan içeri giren her doktor onun bedenine baktı ama kimse ruhuna dokunmadı. Peyami SafaPeyami Safa Dokuzuncu Hariciye KoğuşuDokuzuncu Hariciye Koğuşu
1000Kitap
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Alkım Kitabevi Yayınları · 2012120,9bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.