8/10
·172 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 16:44
Çatalca sahilinin tekinsiz rüzgarıyla (sanki Silivri'yi çağrıştıran hâlleriyle) açılan perde, Cinayet Büro’nun tanıdık koridorlarından Semih Komiser’in şahsına münhasır hırsına uzanıyor hemen. Kendi mıntıkasından fersah fersah uzak bir ölümü göğüsleyen Semih, soruşturmanın bir arpa boyu yol gidemeyen, sürekli kendi kuyruğunu kovalayan döngüsünde buluyor kendisini. İlerlemenin imkansızlaştığı, ipuçlarının kör düğüme dönüştüğü anlarda ise devreye maktulün günlükleri giriyor; metnin kalbi tam da burada, o satır aralarındaki itiraflarda çarpmaya başlıyor. Ecir, polisiye kurgusunu sadece bir katil avına hapsetmek yerine maktulün dünyasını aynaya dönüştürerek okuru en sarsıcı yerinden, sessiz tanıklıktan yakalamış. Semih Komiser, her hâliyle aykırı, yaşantısıyla mesafeli durduğum ama yazarın kaleminde devleşen tuhaf karakterlerden biri olarak zihnime kazındı. Sevilmesi güç, fakat varlığı yadsınamaz bu figür, Ecir’in ilk eserindeki edebî olgunluğu ve yerli polisiyeye kattığı taze soluğu müjdeliyor aslında. Cümlelerin titizlikle seçildiği, türün kalıplarını zorlayan bu üslup, Deniz Kıyısı'nı bir ilk kitaptan çok daha fazlasına; bir vaade dönüştürmüş. Şans verilmeyi sonuna kadar hak eden, eksiltili anlatımıyla okurunu kendi labirentine davet eden bir başlangıç bu.
Roman
Deniz KıyısıEcir · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20263 okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.