Biraz sitem biraz merak
Bir şey dikkatimi çekiyor son zamanlarda: Çok kitap okuyan ama hiç inceleme yazmayan profiller… Elbette herkes yazmak zorunda değil. Kimse kimseye okuduğunu anlatmakla yükümlü değil. Okumak zaten başlı başına kişisel bir deneyim. Ama yine de içimde bir soru beliriyor: O kadar kitabın ardından tek bir cümle bile kalmıyor mu içinizde? Çünkü bana göre bir kitabı bitirmek, sadece son sayfayı kapatmak değil. Asıl mesele, o kitabın bizde ne bıraktığı. Bir karaktere kızdık mı? Bir cümlede durup düşündük mü? Altını çizdiğimiz bir yer oldu mu? Bazen sadece “Şu sahne beni çok etkiledi.” demek bile yeterli. 1000Kitap’ı güzel yapan şey sadece kaç kitap okuduğumuz değil, o kitapların bizde bıraktıkları izler. Liste yapmak güzel, hedef koymak güzel ama bir kitabın bizde açtığı kapıyı paylaşmak bence başka bir bağ kuruyor. Belki de okuma deneyimini tamamlayan şey biraz da bu. Mükemmel bir inceleme yazmak zorunda değiliz. Edebiyat eleştirmeni olmak gerekmiyor. Uzun uzun analizler yapmak da şart değil. Bazen iki satırlık samimi bir duygu, sayfalarca teknik yorumdan daha gerçek oluyor. Belki de mesele yazmak değil; görünür olmak. Belki de mesele “Ben bu kitabı okudum.” demekten çok, “Bu kitap bana şunu hissettirdi.” diyebilmek. Bu bir eleştiri değil aslında, daha çok bir merak. Çünkü her okurun içinde bir cümle saklı olduğuna inanıyorum. Ve o cümleyi okumak, en az kitabın kendisi kadar kıymetli geliyor bana. Siz ne düşünüyorsunuz? Okumak mı yeterli, yoksa paylaşmak mı tamamlıyor o deneyimi? 🌙
··
1.878 Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bana göre deneyimlerimizi paylaşmak hem kendimiz için o kitabı unutmamaya yarıyor, hem de okumayan insanlar için kitap hakkında onların kafasında bir fikir oluşuyor. Yani iki taraf da kazançlı bu durumda. İnceleme yapmayanlara gelirsek; onlar bu uygulamayı sadece kitap sayfalarını, okudukları yerleri kaybetmemek için kullanıyorlar. Ve kaç kitap okuduklarını bilmek için. Öyle bir arkadaşım var da ondan biliyorum. Bu da bir bakış açısı tabii 😅😅
Ayşegül Demirkol
Gönderi Sahibi
Anlamadığım bir şey daha var ; bazı kullanıcılar kitap okurken nasıl bir kaç dakika arayla defalarca alıntı paylaşıyor? :) Yani bu nasıl bir kitap okuma şekli hiç anlamıyorum 🙈
İnceleme yapılmamasının nedeni fazla okunmaması da olabilir hatta alıntılar bile biraz uzun olsa okumayabiliyor. Ben okul hayatı boyunca kompozisyon bile yazmamış biri olarak hem yazma alışkanlığım gelişsin diye hemde kitabın bana ne izlenim bıraktığını not düşmek için yazıyorum. Arka arkaya alıntı paylaşmaya gelince ben alıntıları biriktirip sonra paylaşıyorum bazen yani paylaştığım andan çok daha önce okumuş olabilirim. Bazen de anlık oluyor tabi ama kitaptan gözümü ayırmak konsantrasyonumu etkilemiyor kasıt buysa eğer
normalde yorum yapan birisi değilim ama fikir belirtmek istedim genel. benim için burası zihinsel arşiv. neredeyse her şeyi kendim için yapıyorum. beğeni sayısı, görüntülenme açıkçası hiç umrumda değil. ben nasıl bazı insanların (sayıları çok az) incelemelerinden bazı gönderilerinden faydalanıyorsam, belki benim yazdıklarım da benim gibi düşünen birkaç kişiye fayda sağlar.
Bazen sadece "bu sahne beni çok etkiledi" demek bile, o kitapla aramızda kurulan bağı görünür kılıyor. Kelimelerin gücüne ve paylaşıldıkça çoğaldığına inanan biri olarak bu samimi merakınıza gönülden katılıyorum. ✨
Aslında merakla sorduğunuz soruya kendiniz cevap vermişsiniz. ’O kadar kitabın ardından tek bir cümle bile kalmıyor mu içinizde?’ İçimizde kalıyor belkide..Bir kitapta yaşanılan deneyim,hissedilen bir duygu kişinin kendi yoluyla bütünleşir.Kimisi sırtındaki heybesine atar yoluna devam eder,kimisi bu deneyimi ğinceleme yoluyla başkalarına sunar.Başkalarına sunma işi bazen herkesin yapabileceği bir şey olmayabilir .Bir gereklilikte değildir zaten 😊
Reklam
Bence paylaşmak biraz da hislerimizi açmak demek ama bazen bu hisleri açmak çok da iyi bir fikir olmuyor çünkü o kitabın uçsuz bucaksız hayal dünyasını kendi ellerimizle birkaç satıra sabitliyoruz ve bunu okuyanlar da bazen o sizin yazdığınız üç beş satırda kitaba ait olmayan bir pürüz görüyor ya da önyargı hissediyor şevki kırılıyor ...
Tam olarak bahsettiğiniz kişiyim sanırım. Birdan fazla sebebi var bunun. Başat faktör kendi içsel dünyamda kitabın bıraktığı izi anlatabilecek anlatım yeteneğine sahip değilim bir öğretmen olduğum halde. İkincisi inceleme yazmanın ya da okumanın (linç gelebilir) büyük faydalarının olduğunu düşünmüyorum. Alıntı konusu bana kalırsa zaten tamamen gereksiz. Ayrıca bu sitede paylaşılan bilgilerin alıntı veya inceleme olabilir, büyük çoğunluğunun kimse tarafından okunmadığını düşünüyorum. Üçüncüsü burada çok fazla vakit geçirmek yerine kitap okumanın kendimce daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Niyetim kırıcı olmak değil sadece sorunuza samimi cevap vermek. Fikirlerim sert olabilir ama bunlar gerçek düşüncelerim.