Merhaba öncelikle,incelememi bu kitabı okur okumaz paylaşmak isterdim fakat 1K’yı geç keşfettim.
Şimdi siz değerli okurlara kitaptan ufak spoiler !!!! Vererek düşüncelerimi belirtmek istiyorum.
Kitap herkesin bildiği gibi bir kadının zamanında kendinden yaşça büyük bir adamla evlenmesi ve daha sonrasında eşiyle ve kayınvalidesiyle birlikte yaşadıkları,işlettikleri bir evleri yani iş yerlerinde geçmekte.Gel zaman git zaman bu iş yerine ziyarete beyimizin eski yakın arkadaşı geliyor.Buraya kadar her şey çok normal bir kasaba yaşantısı ve yazar yüzeysel geçiyor ta ki insan nefsi dediğimiz,kimsenin konuşamadığı o duygu kendini gösterene kadar.Şehvet..
Beyimizin arkadaşı ve hanımımız içten içe bir şeyler hissetmeye,her ne kadar durumun yanlış olduğunun farkında olsalarda bu arzuya karşı koymaya direnmekteler.
Yabancının her geliş gidişinde hanımımız gözlerini kaçırmaya çalışır ama içsel çatışmasını birebir görürüz kitapta.
Yasak aşk duygusu,yanlışın tatlı gelmesi ve hazzın insanın kendisini kaybetmesine izin vermesi gibi.
Her iki günahkar karakterlerimiz artık içindeki arzuları bastıramamaya başlar ve birbirlerinin olurlar.Gizlice buluşur,gizlice koklaşırlar’
Mutluluk sanarlar,hayat yaşanılır sanarlar,aşkı şehvet sanarlar ve sandıkları her şey onları bitirir.
Daha güçlü ve huzurlu hissetmek için ortada bir engel olarak gördükleri hanımın eşini yani beyimizi öldürmeye karar verirler,istediklerine ulaşırlar da ölümü bir sır gibi susmuş dillerine gömerler.Gözleri görmez olan kayınvalide dışında.
Her şeyi çözen,bilen kayınvalidenin de ölümü onların elinden kaçınılmaz olur,çok bilen çabuk ölür değil mi?
Sonra ne mi olur?
Musmutlu bir hayat,tatlı anlar ve huzurlu geçen günler ne kadar uzaksa daha da uzaklaşır.
kitabın yarısı bu çekişmeli şehvetli anlarsa yarısı sadece içsel çatışmayla birlikte verilen “vicdan”
Artık aşk sanılan duygu yoktur,yasak yoktur,kaçamaklar yoktur.
Yani insanın nefsine diretebileceği bir şey kalmamıştır ve bu günahkar çiftimiz birbirinden uzaklaşmaya hatta birbirlerinden iğrenmeye başlarlar.
Aşk dedikleri yalnızca bir hevestir ve her şey için çok geçtir. Ölen ölmüş,para gitmiş,şehvetse çoktan bitmiştir.
Ne öpebilirler eskisi gibi birbirlerini ne de koklayabilirler.
Beni her sayfasında çokça etkileyen bu kitap bolca içsel çatışmalara yer veriyor,en sevdiğim kısmı da bu.
Her duyguyu en çokta vicdan azabını işleyen bu kitap fikrimce bir insan zihninde ki ‘ulaşılmaz olan hevesi’ kısır döngüsünü izliyor.
Öyle işte;şehvet aşka bakar,aşk şehvetin yanına bile uğramaz.