8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Bu sene gerçekten çok merak ettiğim ve çok şey öğreneceğim yazarları okumaya devam ediyorum. Özellikle sol literatürde ileri okumalar yapmak önceliğim. 14 yaşımda başlayan serüven farklı dünyaları evrildik. Galiba fikirlerimiz doğru bir kapta şekillenmeye başladı. Erik Olin Wright 21. yüzyılda solcu nasıl olunmalı ya da kitapta anlattığı üzere anti kapitalist nasıl olunmalı çok sade ve anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Üzücü olan bir şey varsa aslında bu kitabın devamının gelmesi bekleniyor. Maalesef 2018 yılında kitabı yazma sürecinde akut miyeloid lösemi teşhisi konuldu. Kitabın önsözünde bu durumdan şu şekilde bahsediyor: "Nisan 2018’te akut miyeloid lösemi teşhisi konuldu. Bu hastalık maalesef, dönemsel tedavilerle uzun süre boyunca uzakta tutulabilecek bir hastalık değil. Tek yol kemik iliği kök hücre nakli yapmak. Başarılı olursa hastalık sağalacak, olmazsa öleceğim. Hayatta kalma umudu çok az değil ama kesin olmaktan da uzak." Maalesef kendisini 2019 yılında kaybettik. Yirmi Birinci Yüzyılda Antikapitalist Olmak ne vaat ediyor okuruna? Öncelikle tarihi bir perspektiften Rusya'nın ve Çin'in neden başarısız olduğundan değiniyor. Komünizm ve sosyalizm arasındaki farkı anlıyorsunuz. Tarih boyunca kapitalizme mücadelenin birçok yolu oldu. Bunları beş kategoride sıralıyor: 1) Kapitalizmi ezme; kapitalizmin temeli reforma uğratılamaz. Bu yüzden gerekirse şiddet kullanılıp ortadan kaldırılmalı. (1848 Devrimi, Bolşevik Devrimi) 2) Kapitalizmi sökme; Kapitalizmi yenmek için insanların aklından da söküp atmak ve müdaleye dahil etmek gerek. (Küba Devrimi, Çin Devrimi) 3) Kapitalizmi ehlileştirme; kapitalizm kendi haline bırakılırsa belirsizlik ve risk yaratır. O yüzden düzenleyici kurumlar gerekir. (İsveç Sosyal Demokratları, Piyasa Sosyalizmi) 4) Kapitalizme direnme; kitlesel eylemler, protestolar yaparak kapitalistlerin başını ağrıtmak. (Occupy Wall Street, 1999 Seattle Dünya Bankası protestoları, Gezi Parkı Eylemleri 5) Kapitalizmden kaçma; mevcut iktidarın değiştirilemeyeceğin kabullenmek. Kendimi alternatif bir dünya yaratıp siyasete bulaşmadan, örgütlü mücadeleye katılmadan yaşamak. Bugün birçoğumuz kapitalist sistemi eleştiriyoruz. Ama yerine koyabileceğimiz net bir alternatif üretemiyoruz. İnsanlar sistemi değiştirmek yerine, sistem içerisinde nasıl üst basamaklara tırmanırım diye mücadele veriyor. Bugüne kadar kapitalist sistem girdiği her krizden çıkacak çözümleri üretebildi. Üretemediği zamanlarda ise karşısında güçlü bir alternatif olmadı. Erik Olin Wright geleceği tahmin etmeye çalışıyor. Ve az çok dediklerinin çıktığını da görmeye başlıyoruz. Özellikle yapay zekanın durdurulamaz yükselişi kalıcı bir şekilde insanların iş hayatını, gelir dağılımını, yaşam biçimini değiştirecek. Geçmişte kapitalist sistemde yaşanan her devrim belirsizliklere sebep olmuştur. Ama her teknolojik, idari ve ekonomik yenilik beraberinde yeni iş kolları ve fırsatlar yaratmıştı. Yapay zeka işlerimizi elimizden alırken yerine ne koyacağı belirsiz. Belki de insanlar tarihinde hiç olmadığı kadar kendisini güvensiz bir ortamda bulacak. Bununla nasıl mücadele edebiliriz? Erik Olin Wright kısaca şunu diyor: İnsanların hayatta kalacağı ve kimseye muhtaç olmayacağı bir sabit gelirin devlet tarafından sağlanması sorunlara bir nebze olsun çözebilir mi? (Koşulsuz Temel Gelir ya da Vatandaşlık Geliri) Vatandaşlık Geliri kavramını daha iyi anlamak için Guy Standing okumanızı öneririm. Son olarak asıl çözüm önerisi şu: Toplumun sorunları çözecek ve temsilcisi olacak gerçek bir siyasi aktör. "Dünyanın mevcut halini sağlam bir biçimde teşhis etmek ve eleştirmek, dünyayı daha iyi bir yer haline getirecek alternatiflerin arzu edilir ve hayata geçirilebilir olduklarını ikna edici bir şekilde anlatmak yetmez. Bu alternatiflerin gerçekten gerçekleştirilebilir olmaları için bu stratejileri kullanarak onları gerçekleştirme yetisine sahip siyasi failler var olmalı. Peki bu kolektif aktörler nerede?" diye bir serzenişte bulunuyor. Evet kesinlikle bu düşünceye katılıyorum. Dünyanın her yerinde maalesef muhalefetler sanki Don Kişot gibi yel değirmenleri ile mücadele ediyor. Sistemi değiştirmek yerine eleştirdikleri sistemin başına geçmek istiyorlar. Kalıcı reformlar yerine, kanayan yaraya pansuman yapıyorlar. Kimi zaman eleştirdikleri iktidarlarla ortak oluyorlar ya da anlaşıyorlar. Bu devirde gerçek bir muhalif ya da entelejiyans olmak çok zor. Arkanızda size destekleyen kitleleri bulmak imkansız gibi. İnsanlarda sınıf bilinci veya tarih bilinci yok. Geçmişi çabuk unutuyoruz. Kapitalist sistem insanların direniş ağlarını elinden aldı. Tüketim toplumunun sadık ve gönüllü kölesi haline getirdi. Köleliği gönüllü olarak kabul eden insanlardan zincirlerini çözmesini bekleyemeyiz maalesef.
Araştırma-İnceleme
Yirmi Birinci Yüzyılda Antikapitalist OlmakErik Olin Wright · Nota Bene Yayınları · 202010 okunma
·
101 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.