Atatürk’ün zihni yapısını her meşrebin kendine göre tahayyül ve tasavvurlarına göre değil de gerçekten görmek ve anlamak isteyen bir okurun kesinlikle müracaat etmesi gerektiğine kâni olduğum bir şaheser. Böyle kaliteli bir metni Türkçeye hem de mufassal bir tarzda kazandırdığı için Hanioğlu’na ben şahsen müteşekkirim. İfrat-tefrit ikilemini aşarak yazdığı bu eser, hiçbir zaman kıytırık bir Yılmaz Özdil yahut Sinan Meydan denen eyyamcılar kadar okunmayacak ama elde böyle kıymetli bir işin olduğunu ve bunun bir Türkün elinden çıktığını bilmek beni memnun ediyor.