·212 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Aralık 2019 08:51 İskender Pala denince akla o devasa divan edebiyatı külliyatı gelir ama İki Dirhem Bir Çekirdek, bu işin en şekerleme tadında olanıdır.
Hani derler ya "Ağzından çıkanı kulağın duysun" ya da "Çizmeyi aşma!" diye; işte bu kitap, her gün ulu orta kullandığımız o deyimlerin aslında ne kadar derin, ne kadar hikâyeli ve bazen ne kadar kanlı canlı olduğunu anlatır.
Deyimlerin Nüfus Kâğıdı
İskender Pala bu kitapta bir dedektif gibi iz sürer. Bizim öylesine söyleyip geçtiğimiz kelimelerin tozunu alır, altındaki mücevheri çıkarır.
Neden "İki Dirhem Bir Çekirdek"?: Eskiden altınlar "dirhem" ve "çekirdek" ile tartılırmış. Bir Osmanlı altını tam tamına iki dirhem bir çekirdek ağırlığındaymış. Yani biri çok şık giyinip kuşanmışsa, ona "Maşallah, altın gibi parlıyorsun, tam ayarındasın" demek için bu tabir kullanılır olmuş.
Bu kitap aslında bir tarih ve kültür kitabıdır. Osmanlı’nın mutfağından sarayına, çarşısından sokağına kadar her yere girip çıkar. Bir deyimin peşinden giderken kendini bir yeniçeri kazanının başında ya da bir hattatın mürekkep hokkasında bulursun.
Kitabın en güzel yanı, o ağır divan edebiyatı dilini değil, herkesin anlayacağı o tatlı, sohbet havasındaki dili kullanmasıdır.
Her deyim birkaç sayfada anlatılır. Hani derler ya "Sözü uzatıp da meramı dağıtma," İskender Hoca tam da bunu yapar. Bir çırpıda okursun ama etkisi günlerce sürer.
Yazar, bu deyimlerin sadece dilimizde değil, ruhumuzda da bir yeri olduğunu hatırlatır. Eşref saati gelmeden bir işin olmayacağını ya da Püf noktasını bilmeyenin usta olamayacağını anlatırken aslında hayat dersi verir.
Şu modern zamanlarda dilimiz o kadar kısırlaştı ki... "Aynen", "Ok", "Tmm" arasına sıkıştık kaldık. İskender Pala bu kitapla bize şunu der:
"Bak evladım, senin dilinde bin yıllık bir birikim var. Kelimelerin yorulmuş, deyimlerin küsmüş. Onları hatırla, onları kullan ki ruhun da şenlensin."
Bam teline basmak
Kitapta öyle ilginç hikâyeler var ki... Mesela, neden en hassas noktamıza dokunulunca kızarız? Çünkü kanun (enstrüman) çalarken en alttaki o ince tele bam teli denirmiş. Oraya sert basarsan ses bozulur, akort kaçarmış. İnsan da böyledir işte; her birimizin bir bam teli var.
İki Dirhem Bir Çekirdek, başucunda durması gereken, canın sıkıldığında rastgele bir sayfasını açıp ferahlayacağın bir eser.