Dar bir odada, kendi kendime fısıldadığım itiraflar.
İyi okumalar ve yorumlar. 😘
Bilgi ve farkındalık; yanına sadece cehaleti ve mutsuzluğu alır dediler,
İnanmadım, bu fikre öfkeyle karşı çıktım.
Sandım ki cehalet sadece uyuşuk insanların, düşünmeyen kalabalıkların işidir,
Bilmek ise insanı diğerlerinden ayırır, yüceltir...
"İnsan mutsuzluğu bilgide bulmaz ancak farkedebilir" diye kendimi kandırırken,
Aslında en büyük cahilliği kendi içimde büyütüyormuşum.
Bİlakis son günlerde anladım; ruhum artık daha fazlasını kaldıramıyor,
Bir şeylerin farkına varmaktan, gerçekleri görmekten ölesiye korkuyorum.
Bile isteye kaçıyorum hayattan, kendi karanlık odama hapsediyorum kendimi,
Gözlerimi kapatınca her şeyin düzeleceğine inanacak kadar acizim.
Bu korkakça kaçış, o küçümsediğim cahilliğin ta kendisi belki de.
Ruhum, bilmenin getirdiği o ağır yükün altında eziliyor.
Belki de gerçek ceza; her şeyi görüp de hiçbir şey yapamayacak kadar yorgun olmaktır.