Valla bu kitap hakkında ne yazsam eksik kalır ya da fazla gelir gibi hissediyorum. Marquis de Sade zaten normal biri değil orası kesin ama Sodom’un 120 Günü gerçekten insanın sınırlarını zorlayan bir şeymiş. Okurken kaç kere kapatıp kenara koydum, "yok artık daha neler" dedim hatırlamıyorum. Kitap resmen insanın midesini bulandırmak için yazılmış gibi ama bir yandan da o karanlığın içine çekiyor seni.
Yani edebiyat mı değil mi tartışılır, bana kalırsa daha çok bir adamın zihnindeki bütün o sapkınlıkları kağıda döküp kusması gibi bir şey bu. Herif resmen oturmuş, kötülüğün çetelesini tutmuş. Bir yerden sonra o kadar detaylı ve sistematik anlatıyor ki, okuduğun şeyden iğrenmeyi geçip uyuşmaya başlıyorsun. İnsanın içindeki o saf, filtrelisiz kötülüğü görmek cidden ürkütücü. Herkese tavsiye eder miyim? Kesinlikle hayır. Hatta "okumasanız da bir şey kaybetmezsiniz" diyecek kadar ağır bir kitap bence. Ama merakına yenik düşüp başlayan olursa da şimdiden uyarayım; bitirdiğinizde kendinizi bir süre pek iyi hissetmeyebilirsiniz, ruh hali falan bırakmıyor adamda. Marquis de SadeSodom