Ürpermedim Ama Saygı Duydum
Puan vermedi·256 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:50
Edgar Allan Poe ismi edebiyat dünyasında gotik atmosferi, ölüm takıntısı ve psikolojik gerilimiyle özdeşleşmiş; modern korku ve dedektif edebiyatının öncülerinden biri olarak kabul edilen bir yazar. Ben de onun başka bir kitabını okumamış olmama rağmen, bu ünün peşine düşüp zihninin o karanlık dünyasına adım atmak istedim. Seçtiğim kitap, 11 öyküden oluşan Kuyu ve Sarkaç oldu; bunda kapağın yarattığı rahatsız edici görsel atmosferin de payı vardı. Üstelik “Kuyu ve Sarkaç” gibi bir başlık, insanın zihninde neredeyse fiziksel bir gerilim çağrıştırıyor. Bu merakla seçkiyi okumaya başladım. Ligeia Girdaba İniş Gammaz Yürek Çalınan Mektup Gizli Buluşma Şişede Bulunan Elyazması William Wilson Berenice Usher Evinin Çöküşü Amontillado Fıçısı Kuyu ve Sarkaç (Başka baskılarda farklı öyküler bulunmakta.) Beklediğim karanlığı en çok Kuyu ve Sarkaçta bulduğumu söylemeliyim. Ölümün yavaş yavaş yaklaşması, zamanın işkenceye dönüşmesi ve mekânın klostrofobik yapısı gerçekten etkileyiciydi. Diğer öykülerde ise güçlü bir fikir, kendine has bir atmosfer ve özgün bir tat var; bunu inkâr etmek mümkün değil. Ancak bazılarında şöyle bir his oluştu: Sanki bir şey eksik ama neyin eksik olduğunu tam söyleyemiyorsun. Fikir var, gerilim başlıyor, atmosfer kuruluyor ama zirveye çıkmadan bitiyor. Bu bilinçli bir tercih olabilir; Poe tek bir etki yaratıp geri çekiliyor. Fakat modern okur olarak daha katmanlı, daha sert bir kapanış beklediğimi fark ettim. Örneğin Amontillado Fıçısı planlı ve rahatsız edici bir hikâye. Diri diri gömülme fikri bugün bile insanı huzursuz eder; mesele bunun eskimesi değil. Benim için mesele anlatımın daha mesafeli ve estetik kalmasıydı. Hikâye rahatsız edici ama dil rahatsız edici değil. Bu da metinle aramda ince bir mesafe oluşturdu. Belki de burada kişisel okur beklentim devreye giriyor. Ben basit ama çarpıcı, sade ama rahatsız edici anlatılardan daha çok etkileniyorum. Örneğin Shirley Jackson’ın “Piyango”su gibi; dili son derece sade ama finali yumruk gibi. Poe ise korkuyu estetize ediyor, sembolleştiriyor, süzüyor. Bu yaklaşım saygı uyandırıyor; fakat her okurda aynı düzeyde sarsıntı yaratmayabiliyor. Yine de Poe’nun edebiyat tarihindeki yerini görmezden gelmek mümkün değil. Çalınan Mektup’taki Dupin karakteri, Sherlock Holmes’un öncüsü sayılıyor. Psikolojik suç anlatımı, güvenilmez anlatıcı, monomani kavramı… Bugün alışık olduğumuz birçok teknik onun kaleminde sistemleşmiş. Bu yönüyle Poe yalnızca bir korku yazarı değil, türün mimarlarından biri. Ben Poe’yu okurken ürpermedim. Ama edebi bir kurucuya tanıklık ettiğimi hissettim.
Kuyu ve SarkaçEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 20143,621 okunma
·
810 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okurken bende saygı duydum👏
Emeğinize sağlık