Gerçekten neydi mutluluk?Aşk mıydı,şöhret miydi,lüks hayat mıydı?Varılabilen bir bitiş noktası mıydı?Emma’yı suçlamak olmaz.Hepimizin içinde aynı hisler.Ben ne olursa olsun sürekli imrendiğim kendi yaşamımın iyi taraflarını görmediğim bir dönemden geçtim ve belki de yine geçeceğim zamanlar olacak.Biliyorum ki bu konuda yalnız da değilim.İnsanın mutluluğu kalıba sığdırıp hep o olduğunda tamamlanacağına kendini inandırması…
Emma okuduğu kurgusal aşk kitaplarına kendini kaptırdı,onlar olmak istedi hepsi olmak istedi,ben de bunu şu an insanların ekrandan beş saniye gördüğü hayatlara bakmasıyla bağdaştırmaktan geri kalamadım.İnsanların bu gerçeklik-hayali çatışmayla başa çıkabilmesi zor zanaat.Umarım bir nebze de olsa sizi yaşama tutundurabilecek keyif aldığınız yolculuklar olur.
İhtiraslı duyguların insanı ‘Bovarizm’e sürüklememesi temennisiyle.