“İnsanlar değişik inançlarla ve hırslarıyla ne kadar karıştırırlarsa karıştırsınlar,kana,acıya,şiddete bulaştırsınlar bu muhteşem dünyayı,yaşam bir umuttu sonuçta.Hiç bitmeyen bir umuttu.”
“Kendilerine sunulan yetmiş seksen yıllık ömrün ilk ve son onar yılı çocukluğun bilinçliği ve yaşlılığın çaresizliği içinde geçtiğine göre ellerine kalan elli yılı,itişip kakışarak,dövüşerek,sonra da dövüşmenin getireceği yıkıntılara ve kayıplara hayıflanarak heba etmek için mi dünyaya yollanmıştı insanoğlu?”
“Yardımlarına koşmayacaklardı çünkü o uygar ülke liderlerinin menfaatlerini odaklayacakları petrol de fışkırmıyordu,bu başka dine mensup insanların topraklarında.”