Puan vermedi·120 syf.··
2026 28. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 00:37
Aişe Abdurrahman'ı bilmiyordum hiç ama tefsir dersinin bir bölümünde dikkatimi çekmişti, çünkü bölümü yazan Âkif hocaydı. Meğer Âkif hocanın yüksek lisans teziymiş. Şimdi bazı şeyler daha bir yerine oturdu. Hocaların da hocası var tabii. Aişe Abdurrahman, çağdaş bilimsel verilerle Kur'an-ı Kerim'in daha iyi anlaşılabileceğini kabul etmiyor. Bunun nedeni ona göre; Kur'an-ı Kerim'den Hz. Peygamber'in ve Ashab-ı Kiram'ın anlamadığı manaları çıkarmanın son derece yanlış olması. Çünkü Hz. Peygamber ve Ashabı, Kur'an-ı Kerim'in ilk ve doğrudan muhataplarıdır. Mantıken düşüncesi çok kıymetli. Ama insanların bunun aksine çabalaması da maalesef anlaşılır. Bana göre bu bir olmamışlık hali. Bunu ilk dönem müfessirlere söylemiyorum haddime de değil zaten benimki daha çok modern dönemde olan biten herşeyi Kur'anı Kerim'de bulmaya çalışan insan modeli. Şahsen bundan hiç haz etmiyorum. Azıcık bu hanımefendinin penceresinden bakmak gerekmiyor mu önce? Yani sadece benim sahabelerim, yıldızlar gibidir hangisine tutunursanız kurtulursunuz diyip geçecek miyiz? Bu söz söylenmiş ise çok kıymetli değil mi? Garantisi olan bir cümle. O zaman o ilk muhataplar nasıl anlamış? İlk önce bunu hissetmemiz gerekmez mi? Ben hz sahabenin anladığı gibi anlamayı çok çok isterdim ve bunun sadece Arapça bilmekle olamayacağını da biliyorum. Ben de ana dilim olmayan bir dil öğrendim ve bu dilde ana dilimi geçtim, çünkü ana dilimde yazmıyorum, ana dilimde okumuyorum, sadece konuşuyorum. Ama ana dilde hissetmek diye bir şey var. Ne olursa olsun, kulaklarının duyduğu şeyleri tecrübeleri ekleyerek hissetmişlerdir. Onlar için zaten bir anlamı vardı. Anlamlıydı direkt. Bizler anlamaya çalışıyoruz. İkisi çok başka. Bir ayet duyuyor hz sahabe ve o yaşına kadar bir adam düşünün, bütün malını servetini içkiden kazanmış, hâlâ içki baronu gibi biri. Ve o duyduğu ayetten sonra, bütün varını yoğunu sokaklara döküyor. Bunu bugün kim yapabilir? İçki olarak düşünmemek lazım bunu. Onu herkes yapar. Şu ana kadar sizin için helal haram diye bir algı yokken çok önemli olan bir şeyden vazgeçmeyi düşünmeniz lazım. Ben anlatamam ama anladığım, yaptıkları şey çok büyüktü. Demek ki hissettikleri büyüktü. O yüzden de Kuran'ı Kerimden bugüne dair bir şeyler çıkarmaktan ziyade ilk önce o günün hissini anlamak gerekiyor. Bu olmadan olmaz. Olmadığını da görüyoruz , daha da doğrusu yaşıyoruz. Zekat ya. O kadar net bir örnek ki. Kimler zekat borcunu borç defterine yazıyor ? Ölsen git sen ben sen borcunu ödemişsin, ödememiş misin, nereden bileceğim? İstersen dünyanın en zengin insanı ol. Allah'ın sana koyduğu bir borç. Tüylerim diken diken oluyor yazarken. Ama hac öyle mi, zekattan fazla herkesin üzerine vazife. Tamam olsun da. Neyse. Buradan çok yerlere giderim ama benim kıt bilgim de bu hanımefendinin yolunda gidiyormuş onu anladım. Bir söz ilk önce ilk muhatabının kulağına ve kalbine iner. Sen ne anlarsan anla. Önemli olan ona ne amaçla ne dendiğidir. Bazı ayetleri okuyup geçiyordum. Şimdi öyle yapmıyorum. Bir çöl tasvirini, ateşin halini, tozu dumana katan atları gerçekten düşünerek okumak lazımmış yeni anlıyorum. Ama bugünkü seren olarak değil. Burada biraz empati biraz tarih bilmek hissetmek şart. Doğa olaylarını o kadar küçümser olduk ki depremi bile görmezden geldik üç yıl geçirdik. Orada kıyamet kopmuş bir nevi. Ne kadarını gördük. Allah bilir. Bu hanımefendiye yazamıyorum ben çünkü öyle bir birikimim yok. Onu anlıyorum ve benim de içten içe onun gibi düşündüğümü anlıyorum. Sadece fıtratın izinden gitmek gerektiğine inanıyorum ben. Ve bununda bilimle filan ilgisi yok. İnsan insandır. Bitti. Âkif hocanın yazdığı söylediği şeyleri okumayı dinlemeyi seviyorum en çok da net olmasını seviyorum. Bilmediğine bilmiyorum diyor adam. Her şeyi bilmek yorum yapmak zorunda değiliz ki. Daha önce karşısında konuşamadığım birinden bu kadar nasiplendiğim olmadı hiç ne diyeyim yine Allah razı olsun diyeceğim. Belki bir gün zihnen unuturum ama kalben hiçbir zaman unutmayacağım birisi oldu. Allah yardımcısı olsun.
Edebiyat
Bir Kadın Müfessir Âişe Abdurrahman ve Kur’ân Tefsirindeki YeriMehmet Akif Koç · Şule Yayınları · 19981 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.