"Her sevgi insanda bir şey bırakır. Bazen hüzün, bazen nefret, bazen de derin bir hiçlik…"
Gece sandığımız şey ise kimi zaman içimizde yanan bir kandil.
Gündüzün gürültüsünden sıyrılıp kalbimizin sesini duyabildiğimiz anlar… Herkes uyurken insanın kendisiyle kaldığı; maskesiz, yalansız, en gerçek hâliyle kendiyle buluştuğu zamanlar…
Peki, kendi gecemiz ne zaman bulur bizi?
Bazen bir hayal kırıklığında, bazen bir sevgi arayışında… Bazen bitişlerde, yok oluşlarda, ayrılıklarda; bazen de sebepsiz bir boşluğun içinden doğar. Ve çoğu zaman geceler bir yok oluş değil, yeniden doğuşun başlangıcıdır.
Kendi gecenle yüzleşebiliyorsan, maskesiz her hâline sarılabiliyorsan; işte o zaman karanlık seni korkutmaz.
İnci Aral , Kendi Gecesinde romanında biz okurlara sahillerimizi, hayallerimizi, aşklarımızı; yıkım ve umut dolu anlarımızı hatırlatıyor. Aşkın gelgitlerini seçmiş; eksik kalmış bir anne sevginin ve nefretin gölgesindeki bir baba-oğul ilişkisini merkeze alarak kahramanının çocukluğunu, ilk gençlik yıllarını ve cinselliğin arka bahçelerini cesurca anlatıyor.
Kendi Gecesinde , doğudan batıya tüm çelişkileriyle Türkiye’yi resmederken; yaşamın anlamını, mutluluk arayışını, aşkı ve cinsel yönelimleri de sorgulatıyor. Geleneksel gölge oyunumuz Karagöz ile Hacivat ise romanın mozaiğinde bir simgeye dönüşerek hayallerin ve hedeflerin dinamiğini oluşturuyor.
İnci Aral ’ın kaleminin psikolojik derinliği güçlü; sade ama yoğun bir anlatıma sahip. Okuru cümleleriyle kimi zaman kendi sahilinde dinlendiriyor, kimi zaman dalgaların içine bırakıyor, kimi zaman da fırtınanın tam ortasında yüzmeye davet ediyor.
Ve;
Kendi gecemizden kaçmaya devam mı edeceğiz, yoksa o karanlığın içindeki ışığı görmeye cesaret mi edeceğiz? Karar size kalmış.
Keyifli okumalar dilerim
Kendi Gecesindeİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019487 okunma