Kendi Gecesinde

·
Okunma
·
Beğeni
·
2371
Gösterim
Adı:
Kendi Gecesinde
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054927784
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi
"Dinle Kara; sana sahilimi, sahillerimi, hayaletlerimi anlatacağım. Bir Doğu şehrinin soğuk hastanesindeki gece nöbetlerini, dağ eteklerindeki pusulardan getirilen parçalanmış genç bedenleri, narin sevgilim Dilda'yı. Aşklarımı, aşksız kalmalarımı, bütün mahrem, muhteşem ya da sefil, yıkım ve umut dolu anlarımı ve zamanla nasıl kirlenip çürüyerek kötü birine dönüşmüş olduğumu."

Aşkı ve düşüşü seçmiş ve uzak kalınmış bir anne, sevgi-nefret ekseninde dokunaklı bir baba oğul ilişkisi. Çocukluğun, ilk gençliğin ve cinselliğin arka bahçeleri. Zoraki kaçakçı Hayali, Londra'daki sürgününde geçmişini sorgularken genç moda tasarımcısı Reyan'la tanışır. Bu iki yaralı ve zor insan rüzgârlı, gölgeli, ama incelikli bir aşka yelken açarlar. İnci Aral bu kez, tanımak istemediğimiz, yakınında, hatta belki içindeyken bile kolay kabul edemediğimiz dünyalara eğiliyor. Reddedilmiş ilişkilerin ve aşkın ayrımsız halinin kendi içinde ne kadar doğal ve derin olabileceğini gösteriyor. Önyargı, tutuculuk ve genel geçer ahlakın köşeye kıstırdığı insanların özel yaşam alanları ve gecelere sığınarak hayaletlere dönüşmelerini anlatıyor.

Kendi Gecesinde, Doğudan Batıya tüm çelişkileriyle bir Türkiye resmi çizerken kirlenme ve ayrışmalar sürecinde, yaşamın anlamı, mutluluk arayışı ve aşk üzerine okuru derin düşüncelere götüren bir roman. Siyasi ve toplumsal olguları mizahla harmanlayan geleneksel gölge oyunumuz Karagöz-Hacivat ise hikâyenin mozaiği.
(Tanıtım Bülteninden)
360 syf.
·215 günde·Beğendi·9/10
İnci Aral'ın okuduğum ilk kitabıydı, yorumlardan anladığım kadarıyla biraz geç kalmışım kendisini tanımakta. Akıcı bir kurgusuyla bir çırpıda okunabilen bir kitap gerçekten. Kurgunun aynı zamanda günümüz ve yakın tarihte geçmesi dönemin toplumsal tahlilini de dokunmalar yapıyor. Beni rahatsız eden tek nokta yazım yanlışlarının biraz fazla olmasıydı, ama konular netleştikçe yanlışları görmez oldum. Özetle; İnci Aral okunması gereken önemli yazarlarımızdan biri, çünkü romanlarında bir karakter yaratırken dönemin politik, ekonomik, toplumsal koşullarını bir bütün olarak ele alıp sizi o dönem içinde anlamlı bir yolculuğa çıkarıyor. Karagöz ve Hacivat tasvirinden yararlanılması ayrı bir güzellik katıyor kitaba. İyi okumalar.
360 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Ilk okudugumda yadirgadigim , on yargili yaklastigim bi cok detayi , ilerledikce normal bulmaya basladigim bu kitapta yine de kabul edemedigim bazi kisimlar var.
Her ne kadar toplum dayatmalarindan uzak, ozgur dusunceler cercevesinden bakmaya calissamda bu kitapta, yinede toplumun bize algilattigi ve dayattigi dusuncelere kayitsiz kalamadigimi gordum.
Inci aral gercekten de bir cogumuzun asla tasvip etmeyecegi, simdiye kadar cogu kisinin tanik olmadigi ve de olmak istemedigi goruntuleri aklimizda canlandirirken bile tahammul edemedigimiz sahneleri , aslinda yanibasimizda varoldugunu gostererek birazda olsa tabularimizi yikmaya calismis gibi.
Kitapta surekli empati kurdurdu bana. Insanlari tercihlerine saygi duymamiz gerektigi kadar onlari anlayabilme sansi da tanimis sahsimca.
Ayrica kitabin basindan beri ana karakterler kadar vurgulanan hacivat ve karagozun de icinde bulundugumuz toplumsal durumumuzu cok iyi yansittigini dusunuyorum.
Inci aral guzel kitap yazmis. Okumak gerek.
360 syf.
·5 günde·7/10
Kendi gecesinde, ebeveyn-çocuk ilişkilerine, insanın kimlik arayışına dair nefis bir roman.
40’lı yaşlarındaki Hayali’nin hikâyesini okuyoruz. Karakterin kimlik arayışı isminde bile ironiyle veriliyor. Kahramanın nüfusa kayıtlı ismi Hayati; aile içinde Hayal Ali, etrafındakiler ise Hayali diye sesleniyor. Annesi, Yurdanur, varoş kesimden gelen ve çok güzel bir kadın. Babası, Sami, tarihi eser kaçakçılığı yapan, ince zevkleri olan bir adam. Ayrı dünyaların, farklı kültürlerin insanları, başlangıcından itibaren yürümeyeceği belli olan bir evlilik… Hayati böyle bir evlilikten doğar.
Hayali’nin, annesine olan aşk derecesinde bağlılığı, annesini cinsel çekiciliği ile tarif ediyor olması, daha kitabın başlarında Oidipus sendromu sezdiriyor okuyucuya. (Oidipus sendromu: erkek çocuğun, annesine cinsel sapkınlık derecesinde bağlı olması. Bu durum, ileri yaşlarında cinsel bozukluklara neden olabiliyor.)
Çocukluk döneminde Hayali, Karagöz, Hacivat oyununa hayranlık duyar. Kendisine, Karagöz’ün oğlu olan perdeden çıkıp gerçek hayatında yanında olan “Kara” isimli hayali bir arkadaş yaratır. Ailesi bunu farkedip psikolog’a götürür tedavi için. İlerleyen yaşlarında “Kara”nın varlığını ara ara yine görüyoruz ama çocukken hissettiğimiz kadar büyük bir psikiyatrik sorun gibi hissedilmiyor romanın ilerleyen bölümlerinde.
Annesinin başka bir adamla ilişkisin olması, Hayali’nin kadınlara olan inancını ve güvenini sarsmış olmalı ki, gençlik yıllarından itibaren erkeklerle ilişkiye girmeye başlıyor Hayali. Hayatı boyunca, kadınlarla ve erkeklerle ilişkilerinde bağlanmayı başaramıyor.
Tüm romanın özetini anlatmayayım.
2011 yılında Londra’da kaldığı sırada başlıyor roman, Flashback’lerle, geçmiş ve bugün arasında gidiş gelişlerle okuyoruz hikâyeyi. Duygusunu çok iyi yansıtan bir anlatım tarzı var.
Olumsuz değerlendirebileceğim bir nokta; 360 sayfalık kitabın ilk 250 sayfası çok akıcıydı. Sonlara doğru biraz “uzadığı” hissine kapıldım. Ama bu, yazarın bilinçli olarak yaptığı, kahramanın çalkantılı yaşantısından bir durulma dönemine geçişini aktarmak istediği, kasıtlı bir yavaşlama da olabilir belki.
En çok sevdiğim yerlerden biri; Hayali’nin, çocukken aşkla bağlı olduğu ama yıllardır görmediği annesini ölüm döşeğinde ziyaret etmeye gittiği sahne. Kapıdan içeri, annesinin yanına girmeden önce, katılarak ağlayan bir çocuk sesi duyar. “İnsan bazen ne kadar önemsiz detayları hatırlıyor.” der. Bu sahne bana şunu düşündürdü: aslında, önemsiz bir detay değildir o; katılarak ağlayan, Hayati’nin kendi içindeki çocuktur.
360 syf.
Okuduğum en zor İnci Aral romanı diyebilirim, günlerce elimde süründü, betimlemeler, sürekli başa dönmeler, bir türlü konunun neticeye varamaması, yordu beni çok yordu:( oysa ne ümitler ile başlamıştım sana...
360 syf.
·5 günde·6/10
İnci ARAL'ın 2011-2014 yılları arasında kaleme aldığı,3 yıllık yazım sürecinin ürünü "Kendi Gecesinde" adlı kitabı.
Annesinin verdiği isimle Hayal,babasının seslenişi ile Hayati diye sunulan ana erkek kahramanımız,tıp fakültesini bitiren ama çalışmayan bir doktor.Aile şirketinde çalışıyor babasının arzusu üzerine.8 yaşında annesinin babasıyla kendisini terkedip gittiği günden beri,otuzlu yaşlarını çoktan devirmesine rağmen o boşluk ve kaybolmuşluk hissinden hiç kurtulamıyor.
Günübirlik ilişkilere,farklı cinsel eğilimlere saklanıyor.Kendinden ve geçmişinden kaçmak için bütün yozlaşmışlığın içinde gönüllü yoğruluyor.Kitapta ara ara hayatında iz bırakan geçmiş zamandaki Dilda adlı bir kadınla,romanın geçtiği şimdiki zaman bölümlerinde ise Reyan adlı bir erkekle olan ilişkisi kesitler halinde veriliyor.
Kitap;annesinin terkedişinden sonra bütün hayatı -neden?- soruları ile geçmiş Hayal'in,babasının ölümünden sonra günlüğüne ulaşması ve cevaplarını bulması bölümleri ile devam ediyor.
ARAl'ın "Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm" ve "Mor" kitaplarından sonra okuduğum 3.kitabıydı bu kitap.Kişisel görüşüm sorulursa şayet,İnci ARAL bana göre muhteşem bir kalem.Kelimelerle oynayışı,kaleminin su gibi akışı muhteşem lezzetli.Ama yine bana göre,son yıllarda konu sıkıntısı yaşayan bir yazar.Yani muhteşem bir aşçı,malzemeler muhteşem,ama yemek nedense eksik.Tadı olmasını her harfiyle hak ettiği ihtişamdan eksik.
"Kendi Gecesinde" müthiş akıcı,fakat konusu insanı çarpmayan orta halli bir roman.Ancak İnci ARAL için okunur derseniz(ki benim için kesinlikle Onu okumak zevk),keyifle okunur.
360 syf.
·8 günde·7/10
Yazarla tanıştığım kitap... Anlattığı yaşam ve hikayelerle önce çok itici geldi fakat yaptığı kişilik analizleri ,bunalımlar ve akıcı anlatımıyla ilk edindiğim önyargıyı kırdı.Hayali bahtsız çocuk... Ne yazık ki anne babamızı seçerek dünyaya gelmiyoruz.... ŞANS !.. Boşuna dememiş Dogan Cüceloğlu hocamız " insanın kişiliğinin anavatanı (asıl oluşan dönem_kritik dönem) ÇOCUKLUĞUDUR !.. Yani. mutlu bir insan olabilmemiz yada problemli ve doyumsuz olabilmemiz çocukluğumuzun nasıl geçtiğine bağlı...hayali talihsiz doğan zengin ama duygusal olarak fakir olan, anne babasının yasadığı olumsuzlukların bedelini en ağır ödeyen o... Tabiki bu alatımda yazarın karagöz ve hacivat tasvirlerini serpistirmeside güzel olmuş...biraz gecte olsa kendini bulan karakterin mutlu sona ulaşmasıda rahatlatıcı oldu !...
360 syf.
·15 günde·10/10
Bazi kotu dönemleri atlatirken bencillestim ama büsbütün acimasiz onursuz ve cikarci olmadim... Ne kadar güzel bir özeleştiridir. Kitapta hayata dair o kadar ggüzel sözler , itiraflar, öz eleştiriler, kaygilar kisaca hayati bulacaksiniz ki kitap hic bitmesin istiyeceksiniz. İnci Aral klasiğidirki yine mor adli kitabindan bir karakterin hayatina oodaklanmis. Kesinlikle okunması ve altinin cizilmesinin ihmal edilmemesi gereken bir kitap..
Onur denen şeyin modası geçti. Hak hukuk yerlerde sürünüyor, doktor hastadan, avukat polisten dayak yiyor, oyuncu sansürle, gazeteci tehditlerle boğuşuyor, ticaret yapanın başı dertten kurtulmuyor. Ne olursan ol, boyun eğip birilerinin adamı olmadıkça köpek gibi çalışsan da şansın yok. Seni özgür ruhlu yetiştirdim, kimsenin kapı kulu olmayasın istedim. Hep bunun için çabaladım.
Bir sırt çantasıyla yollara düşmek,dünyanın sokaklarını arşınlamak, gitmek, durmadan gitmekti hayalim.
Nereden başlamalı? Bugünümden mi? İşe yaramaz, hayır. Bence insan kim olduğunu ancak geçmişine, geçtiği yola bakarak öğrenebilir.
İyi kötü kendi oyunumu oynamak, bir yere varmak, bir şey olmak,kendime saygı duymak istiyorum.
Bunun için farklı bir yerden başlamam gerek.
Sırtımı sırtına dayıyorum. Ne olursa olsun şu an dünyanın pis, küçük rezil oyunları ve ahmakça kavgalarının dışındayız. Temiz kalmanın bu kadar zor olduğu bir dünyada beni biraz olsun avutan bu.
Onun kocaman koyu kahverengi gözlerine bakarken, o gözlere ne çok şey sığdırmış olduğuna şaşardım. Büyük hayaller, sevgi, dostluk, vefa.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendi Gecesinde
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054927784
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi
"Dinle Kara; sana sahilimi, sahillerimi, hayaletlerimi anlatacağım. Bir Doğu şehrinin soğuk hastanesindeki gece nöbetlerini, dağ eteklerindeki pusulardan getirilen parçalanmış genç bedenleri, narin sevgilim Dilda'yı. Aşklarımı, aşksız kalmalarımı, bütün mahrem, muhteşem ya da sefil, yıkım ve umut dolu anlarımı ve zamanla nasıl kirlenip çürüyerek kötü birine dönüşmüş olduğumu."

Aşkı ve düşüşü seçmiş ve uzak kalınmış bir anne, sevgi-nefret ekseninde dokunaklı bir baba oğul ilişkisi. Çocukluğun, ilk gençliğin ve cinselliğin arka bahçeleri. Zoraki kaçakçı Hayali, Londra'daki sürgününde geçmişini sorgularken genç moda tasarımcısı Reyan'la tanışır. Bu iki yaralı ve zor insan rüzgârlı, gölgeli, ama incelikli bir aşka yelken açarlar. İnci Aral bu kez, tanımak istemediğimiz, yakınında, hatta belki içindeyken bile kolay kabul edemediğimiz dünyalara eğiliyor. Reddedilmiş ilişkilerin ve aşkın ayrımsız halinin kendi içinde ne kadar doğal ve derin olabileceğini gösteriyor. Önyargı, tutuculuk ve genel geçer ahlakın köşeye kıstırdığı insanların özel yaşam alanları ve gecelere sığınarak hayaletlere dönüşmelerini anlatıyor.

Kendi Gecesinde, Doğudan Batıya tüm çelişkileriyle bir Türkiye resmi çizerken kirlenme ve ayrışmalar sürecinde, yaşamın anlamı, mutluluk arayışı ve aşk üzerine okuru derin düşüncelere götüren bir roman. Siyasi ve toplumsal olguları mizahla harmanlayan geleneksel gölge oyunumuz Karagöz-Hacivat ise hikâyenin mozaiği.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 177 okur

  • TUĞBA KARAALİ
  • Sümeyye Bayrak
  • Berkan Tonguç
  • Gamze
  • Mustafa Meral
  • Burçak yilmaz
  • Osman Bodur
  • Bünyamin.
  • Gözde Bacaksız
  • D.REYHANİOGLU

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.8
14-17 Yaş
%6.8
18-24 Yaş
%9.1
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%36.4
45-54 Yaş
%11.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%89.8
Erkek
%10.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13 (6)
9
%10.9 (5)
8
%15.2 (7)
7
%26.1 (12)
6
%13 (6)
5
%10.9 (5)
4
%4.3 (2)
3
%2.2 (1)
2
%2.2 (1)
1
%2.2 (1)

Kitabın sıralamaları