Genç Türkiye Cumhuriyeti, srra dışı şartlarda ve farklı öncelikler esas alınarak kuruldu. Osmanlı'nın uzun bir gerileme ve çöküş döneminden sonra tarih sahnesinden çekildiğini gören ve bu tarihi kırılmaya ve travmaya bir cevap olarak Cumhuriyet'i kuran kadrolar, vatansız, milletsiz ve devletsiz bir bekânın mümkün olmadığını görmüşlerdi. Fakat kurdukları Cumhuriyet bir kriz dönemi ideolojisine dayanıyordu. Krizin merkezinde imparatorluktan ulus devlete, milletten ulusa, dini bir gelenekten seküiler bir moderniteye geçişin sancıları vardı. Felsefeden bilime, sanattan sanayiye, dinden topluma insanlık tarihinin en büyük krılmalarının yaşandığı bir dönemde ortaya çıkan Cumhuriyet'in birinci önceligi, beka kaygısıydı. Misak-ı Mill'nin başlangıç cümlesinde yer alan "istiklal-i devlet ve istikbâl-i millet", devletin bağımsızlığı ile milletin geleceği arasındaki derin bağı işaret ediyordu.