·248 syf.····Okunma: 15 Şubat 2026 16:27 #Spoiler İçerir#
“Sizden biriniz, kıyamet günü, sabahtan akşama kadar doldurduğu, içerisinde bulunanların çoğu dünyasına ve ahiretine fayda vermeyen şeylerle dolu olan kitabı açıldığı zaman utanmaz mı?”
“Hasan-ı Basri (ra) der ki: “Sana dedikodu getiren, senin de dedikodunu yapar.”
“Vüheyb b. Verd (ra), Ramazan Bayramı’nda gülmekte olan bir topluluğa baktı ve şöyle söyledi: Şayet bunlar günahları bağışlanmış kişilerse, şükredenler böyle yapmaz. Eğer bağışlanmamışlarsa, korkanlar böyle yapmaz.”
Kitap, dilin, malayani konuşmak, fuzuli konuşmak, yapmacık konuşmak, sövmek ve çirkin sözler söylemek, lanet etmek, alay etmek, sırrı yaymak, söz taşımak, gıybet etmek gibi yirmi afeti olduğunu ve bunların insanı zarara sokacağından bahsetmiş. Dil tehlikesini ve buna karşı susmanın ne kadar faziletli olduğunu anlatıp konuları Ayet-i Kerime, Hadis-i Şerif ve dini kıssalarla desteklemiş. Yanlışını gördüğün bir kardeşini tenha bir yerde uyarmak gerektiğini, uyarırken hatasını bildiğin için mutlu bir şekilde değil üzülerek uyarmak gerektiği gibi iyi bir Müslümanın nerede nasıl davranması gerektiğiyle ilgili uyarılar yapılmış. Bana kitabı birkaç cümleyle özetle deselerdi önce kişinin genel olarak susması gerektiğini, kişinin kendisini ilgilendirmeyen konularda konuşmaması ve o konularla ilgili susması derdim. Kitabı okudukça bizi ilgilendirmeyen ne kadar konu varsa hepsiyle ilgili konuştuğumuzu fark ettim.
Meleklerin konuştuklarımızı her an kaydettiğini unutuyoruz. Fark etmeden sarf edilen cümleler insanı helake sürükleyebilir. Bu sebeple kitabı okudukça konuşma noktasında çok cesur ve korkusuzca davrandığımı anladım. Konuştuklarımın sürekli kaydedildiği farkındalığı beni korkuttu. Ya büyük konuştuysam ya yanlış bir şey istediysem endişesi duydum. Bu sebeple susmanın ne derece önemli olduğunu anladım.
Kitap tahlili ve yorumun devamı için link profilde