Puan vermedi·144 syf.··Beğendi
· Bu kitap şekerli ağızda tatlı bir dram bırakanlardan değil. Bu kitap insanın karanlık tarafını dev bir aynada yansıtıp tokat gibi yüzüne vuran bir eser. Yazarın dili yumuşak ama cümleleri sert.Eser 22 öyküden oluşuyor ve her bir öykü yavaş yavaş işliyor içine yanlışlık neresinde diye ararken hiç beklemediğin bir yerde öyle bir vuruyor ki nefesin kesiyor.
Herşey Biraz Yanlış, kusursuz gibi görünen ama kusurlu hayatların, kırılmış kalplerin ve herşeyi susarak kendini büyütmüş insanların kitabı bence. Kimse masum değil, sevgi kutsal değil, affetmek erdemlik değil. Herkes biraz bencil, korkak, biraz da bile isteye yanlış. Sayfaları yavaş yavaş çevirirken okuduğun her öyküde durup düşünüyorsun; hatalarını, yanlış seçimlerini ve geç kaldığın yüzleşmelerinin içine çekiliyorsun. Düşünürken yanlışlarını, seçimlerini ve geç kaldığın ne varsa tanıyorsun çünkü biliyorsun ki karşındaki aslında sensin. "Ben olsam yapmazdım" diyemiyorsun aksine tam tersini söylüyorsun "Ben de yaptım."
En kötü tarafı da şu ne karakterleri o karanlıktan çekip çıkarabiliyorsun ne de kendini. Kitap bittikten sonra uzunca süre kendi karanlığınla başbaşa kalıyorsun en sarsıcı olanı da bu. Son olarak "Hayat kusursuz değildi; zaten en çok kusurlarımızda saklıydı insan oluşumuz.”
Karanlık tarafınızla yüzleşmeye cesaretiniz varsa kesinlikle tavsiye ederim.