-Bence, bizim ana ve babalarımız umursamaz bir tavır içinde değillerdi; aktif bir biçimde bizim ezik ve çekingen olmamızı sağlayıncaya kadar bizimle uğraştılar. Onların bu çabaları sonucu ruhumuz kırılıp, süklüm püklüm hale gelince onlar da analık ve babalık görevlerini tam yaptıklarını düşünerek içleri rahat etti.
-Yani, kırdaki otlar gibi büyümedik.
-Hayır, kırdaki otlar gibi büyümedik. Keşke kırdaki otlar gibi büyüme seçeneğimiz olsaydı.
-Neden keşke, diyorsunuz, Doğan Bey?
-Çünkü insanoğlu öyle muhteşem bir potansiyel ki, kırdaki otlar gibi özgürce büyüme imkânı bulursa, kendi özü yönünde gelişir ve özgün bir insan olur.
Bir süre sustum ve düşündüm. Sonra konuşmama devam ettim.
-Arif Bey, çoğumuz çocukların potansiyelini geliştirmek üzere değil, çocukların potansiyelini budamak üzere ana-babalık yapıyoruz. Hatta, eğitim sistemimimizin de bu temel felsefe üzerine kurulduğunu söyleyebilirim.
SavaşçıDoğan Cüceloğlu