Bugünün dünyasında siyasilerin, yazarların veya entellektüel kimselerin ahlaksız, bencil veya acımasız gördükleri siyasileri makyevelist olmakla suçlamalarının sebebi olan Niccolò Machiavelli'nin en çok ses getiren bu kitabının, Napoleon, Mussolini, Stalin, Hitler gibi güçlü, faşist ve yayılmacı liderlerin etkilendiği ve feyz aldığı bir kitap olduğunu söyleyebiliriz. Machiavelli'nin bu eserde hem kendi döneminin hem de tarihte yaşamış politik figürlerin siyasi hayatlarını; onların başarılarını ve kayıplarını incelikle analiz etmiş biri olduğunu görüyoruz. Yapmış olduğu bu analizlerden çıkardığı dersler sonucunda "Prens" adını verdiği bu yapıtta devlet yöneticisi olacak birinin iktidarı nasıl elde edeceği ve bu iktidarı nasıl koruyacağını, yani başarıya nasıl erişeceğini anlatıyor; bunu yaparken de sözünü tutmamak, gerekirse yalan söylemek, gerekirse halkına karşı acımasız olmak gibi bugün insanların birbirlerini makyevelist olarak suçlamalarına neden olacak tartışmalı önerilerde bulunuyor. Machiavelli'nin bu önerileri kulağa ne kadar yanlış gelse de, incelediğimizde, insanların, Machiavelli'nin söylemiyle "nankör, kaypak, dönek, sinsi, tehlikeler karşısında ödlek ve para düşkünü" oldukları düşünüldüğünde, onlara güvenilmeyeceği için iktidarı elde etmek ve iktidarda kalmak amaçlanıyorsa önerilerinin yerinde olduğunu kabul etmek işten bile değil.