Puan vermedi·280 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 22:08
Emanet Hollanda kırsalında bir evin taş duvarları arasında saklanan hikayeyi anlatıyor bizlere. Bir ev ne kadar sır saklayabilir? Peki ya bir insanın kalbi? Unutmak mı daha ağırdır, hatırlamak mı? Tüm bu soruların cevaplarını Yael van der Wouden kitabında bizlere veriyor. Savaşın gölgesinde yalnız bir kadın olan Isabel, geçmişinin üzerine bir dünya kurmuş. Bir gün evine erkek kardeşinin sevgilisi Eva misafir olarak gelince, o sessiz dünyası yıkılır. Konu bir yasak aşk gibi başlasa da aslında evin duvarlarına, eşyalarına sinmiş hikayeyi ele veriyor. Tavşan, çatal, eski ev... Her şeyin bir anlamı var hikayede. Kitap, İkinci Dünya Savaşının yıkımından sonra geriye kalan savaşın çocuklarının unutmak istedikleri ve hatırlamak istedikleri çok güzel bir örgü ile veriliyor. Kitabı okurken sürekli bir gerilim hakimdi. Sürekli bir şey olacak bir kırılım yaşanacak hissi hakimdi. Isabel'in soğukluğu bazı yerlerde beni sinir etti. Eva'nın yapmacıklığı büyük bir gizi ele veriyordu. Louis'in ıssız adam tavırları beni aşırı sinir etti. Sevdiğim karakter Hendrik oldu sanırım. Daha samimi ve içten bir karakterdi. Kitabın ilk bölümü çok soru işaretleri ile başlamışken orta bölümde bir anda cinsel bir gerilim yüklemesi yaşanıyor. Bu bölümü hiç beklemiyordum açıkçası. Ama son bölümü çok beğendim. Tüm o her şeyin açığa çıkması, mülkiyetin kime ait olacağını düşünmemize neden oluyor. Hala bunun cevabını bilemiyorum. Evden zorla çıkarılan Eva'nın ailesi de haklı, buraya yerleşen Isabel'in ailesi de haklı. Isabel'in yıllarca annesinin emanetine sahip çıktığını düşürken, bunun başkasına ait olduğunu öğrendiği yerde Isabel'e üzülmedim desem yalan olur. Film gibi bir kitaptı. Savaştan geriye kalanları okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Edebiyat
EmanetYael van der Wouden · Livera Yayınevi · 2025374 okunma
·
194 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.