·352 syf.····Okunma: 22 Şubat 2026 15:41 Daniel Mason (1976-), ABD’li doktor ve yazar.
Tıp öğrencisi Lucius, 1. Dünya savaşının çıkması ile savaşa katılmak zorunda kalıyor. 14. Avusturya ordusunda görevli olarak bir sahra hastanesi olan Lemnowice’a gidiyor. (Lemnowice, hayali bir yer. Lviv’in güneyinde kalan Munkacs ile Stryj arasındaki bir bölge olarak kurgulanmış). Henüz hiçbir tecrübesi olmadan hastaları kısıtlı imkanlarla (daha antibiyotiklerin kullanılmadığı zamanlar) tedavi hatta yaralıları ampute etmesi gerekiyor. Burada hemşire olarak çalışan Margerete ona bu konularda yardımcı oluyor. Cepheden gelen farklı yaralanmaları olan hastalardan biri de ‘kış askeri’ denen hasta. Görünürde fiziksel yaralanması olmayan ama konuşmayan, yemek yemeyen bu hastayı iyileştirme isteği, Lucius’ta mesleki bir hırsa dönüşüyor.
‘’İnsanın başkası için neden ölebileceğini şimdi anlıyordu. Merhametten değildi, geride kalmak eziyetti de ondan. ‘’
Kitabı daha önce okuduğum ‘Savaş ve Terebentin’, ‘Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok’ gibi 1. Dünya Savaşı dönemi romanı olduğu için okudum. Farklı olarak bu sefer ‘doğu cephesinde’ geçiyordu. Yazarın Amerikalı olduğu düşünülürse, Galiçya bölgesinin (şimdiki Polonya ve Ukrayna sınırları arasındaki tarihi bölge) karışık tarihi ve coğrafi yapısı, farklı etnik yapıda halkları ile kendisine zorlu yolu seçtiği görülüyor. Aralara ustaca yerleştirilmiş tıbbi, tarihi (mesela 1791 Polonya Anayasası-o dönem Avrupa’da kabul edilmiş ilk, dünyada 2. anayasaymış), filateli ile ilgili bilgiler kitabı oldukça zenginleştirmiş.
‘’Avusturya uğruna niye kan dökeyim diye soruyordu Çek, Polonyalı, Macar, Rumen ve Rutenyalı askerler. Avusturya bizi kendi evlatlarından önce cepheye yollarken hem de? Mukavva ayakkabılarla! İki askere bir tüfekle! ‘’
Emek verilmiş, üzerine araştırmalar yapılmış, güzel bir kitaptı. Tavsiye ederim.