8/10
·352 syf.··
2026 33. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 13:56
Nermin Yıldırım’ın Dokunmadan romanını okurken en çok üç kavram etrafında dolaştığımı fark ettim: suçluluk, dokunma ve geç kalma. Roman, bir ölüm ihtimaliyle açılıyor. Bu başlangıç, sadece bir hastalık hikâyesi değil insanın hayatına dönüp bakma zorunluluğu. “Belki yeni bir mevsim göremeden…” duygusu, büyük ideallerden çok küçük şeylerin kıymetini düşündürüyor. İnsan gerçekten en çok neyi kaybetmekten korkar? Büyük başarıları mı, yoksa sıradan ama sıcak anları mı? Adalet’in çocukluğundan taşıdığı bir suçluluk duygusu var. Küçük yaşta yaptığı bir davranışı, yıllar boyunca zihninde büyütmüş. Burada beni en çok etkileyen şey, olayın kendisinden çok insanın kendine verdiği hüküm oldu. Bazen başkalarının çoktan unuttuğu şeyleri biz içimizde büyütüp “kader” hâline getiriyoruz. Romanın asıl meselesi ise dokunmak; fiziksel temasın ötesinde birine yaklaşabilmek, sevgiye cesaret edebilmek, incinmeyi göze alabilmek. Çocuklukta yaşanan bazı kırılmalar, insanın sevme biçimini kökten değiştirebiliyor. Bir noktadan sonra Adalet için dokunmak riskli, sevmek tehlikeli bir durum alıyor. Bu da onu hem insanlara hem hayata mesafeli biri yapıyor. Aynı zamanda roman boyunca “susmak” teması çok güçlü. Yapılanlardan çok yapılmayanlar, söylenmeyenler, müdahale edilmeyen anlar insanın içinde büyüyor. Kendini kurban gibi hissetmekle, gerçekten sorumluluk almak arasındaki o ince çizgi sık sık karşımıza çıkıyor. Benim için en kıymetli tarafı ise “arayış” meselesiydi. Geçmişle yüzleşme ihtiyacı, insanın kendini affetme çabası… Sonuçtan bağımsız olarak, harekete geçmenin kendisi dönüştürücü olabilir mi? Roman bu soruyu düşündürdü bana. Finale yaklaştıkça insanın hayatın kıymetini çoğu zaman çok geç fark ettiğini hissediyoruz. Sahip olduklarımızın değerini, kaybetme ihtimali olmadan tartamıyoruz belki de. Dokunmaya cesaret edemeden geçen bir hayatın hüznü, kitabın üzerinde uzun süre kalıyor. Şunu da söylemeliyim. Romanın dili oldukça yoğun ve metaforlarla yüklü. Şiirsel anlatımı severim ama bu kitapta benzetmelerin fazlalığı bazı yerlerde beni yordu. Hikayeyi hissetmek yerine cümlelerin estetiğine odaklandığım anlar oldu. Konusu ve tematik derinliği güçlü olsa da, anlatım tercihiyle arama küçük bir mesafe girdiğini söyleyebilirim. Bu benim Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk kitaptı. Yazarın diline ve anlatım dünyasına ilk kez adım attım. Belki de bu yüzden yoğun üslup bana daha belirgin geldi. Alışkın bir okur için daha akışkan bir deneyim olmuştur diye düşünüyorum. Son olarak; dokunmamak insanı korumuyor. Sadece eksik bırakıyor. Dokunmadan Nermin Yıldırım
1000Kitap
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.