9/10
·690 syf.··
2021 28. kitabı
“Ben bu görevi istemiyorum, Ingtar. Onu almayacağım. Işık adına, ben sadece bir çobanım! Neden kimse buna inanmıyor?” Dünyanın Gözü okuması her seferinde oldukça zor oluyor elbette. Ancak Büyük Av ile birlikte seri öyle bir ivme yakalıyor ki devamını okumak için gereken motivasyonu aramak zorunda kalmıyorsun. Daha önce okumuş olmanın bir anlamı yok. Her sayfada bir sonraki kararların ne olacağı ve yaşanacak olayları önceden biliyor olmanın da bir önemi yok. Bu seri geriye dönüp sığınacağın güvenli bir mekan gibi. İlk kitaptan Işığın Anısına kadar ince ince işlenmiş olay örgülerini görmek, satır aralarındaki küçük ipuçlarını yakalamak muhteşem bir his. 2014 sonları Dünyanın Gözü'nü ilk okuduğum anı hatırlıyorum. Acı çekerek bir aydan fazla bir sürede okumuştum. Çok fazla karakter, betimleme ve bitmeyen bir kovalamaca. Büyük Av'dan beklentim o kadar düşüktü ki son sayfaları okurken yaşadığım heyecanın hala ilk günkü gibi olması muazzam. “Dünya sen kırsan da kırmasan da kırılacak. Tarmon Gai’don gelecek ve sırf o bile dünyayı paramparça etmeye yetecek. Hâlâ olduğun şeyden saklanmaya çalışıp dünyayı Son Savaş’la savunmasız yüzleşmeye mi terk edeceksin? Seçimini yap.” Hepsi onu izliyor, onu bekliyordu. Ölüm tüyden hafif, görev dağdan ağır. Kararını verdi. Yürümek zorunda olduğu yolu kabullenen, dağı sırtlamak için ilk adımı atan ve çocukluğunu geride bırakan bir karakteri okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Oldukça şanslı. Çünkü seriyi okuyup tekrardan eskisi gibi olamıyorsun. İstemesende zihnine yer eden ve yaşamında alacağın eylem kararlarını bile etkileyen bir seri. Morpheus'un dediği gibi: "Er yada geç sende benim gibi farkına varacaksın. Yolu bilmekle o yolda ilerlemek çok farklı şeyler, al'Thor."
Büyük AvRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20191,497 okunma
·
85 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.