8/10
·360 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 13:37
“Nesnelerin, insanların, apartmanların, sokakların içinde çekilmez bir şeyler vardı ve ancak her şeyi bir oyun gibi yeniden yarattığımızda kabullenilebilir bir oyun haline geliyordu. Önemli olan bunu oynamayı bilmekti ve bunu sadece ben ve o, biz ikimiz biliyorduk.” Napoli`nin yoksul mahallelerinde büyüyen ve kendilerine bir yol çizmeye çalışan 2 kızın çocukluk ve ergenlik dönemlerinin hikayesi bu kitap, Lina ve Lenu`nun. Aynı zamanda erkek egemen bir toplumun, kadınların ezilmişliğinin, şiddetin ve ölümün kol gezdiği sokakların bir tasviri. Lina ve Lenu, baskı ve şiddet altında kendilerini ifade etmenin yollarını arıyorlar. Okul, bu hayattan kaçabildikleri tek yer. Tabii bir de birbirlerinin zihinlerini besledikleri sonu gelmez sohbetleri var ait oldukları dünyadan kopartan onları. Sonradan hayat yolları farklılaşsa ve Lina okulu bırakmak zorunda kalsa da, bu zeka fışkıran zihni ve onun öğrenme azmini durdurabilmek pek mümkün değil. O nedenle kimi zaman kıskançlık ve asağılamalarla birbirlerine öfke duysalar da sonunda yine bir araya gelerek kendi ortak dillerinde iletişime devam ediyorlar. Ara ara kesilse de kopmayan, öfke içlerini yaksa da sevmekten vazgeçmedikleri, en zor zamanlarında yine birbirlerine koştukları ve koşulsuzca güvenin olduğu bir dostluk anlatısı bu. 4 kitaplık bu seride Ferrante, bu kızları yavaş yavaş büyütüyor, her yaşın farklı dinamikleri var, her yaş ayrı bir ilişkilenme biçimi yaratıyor Lina ve Lenu arasında. Ve yazar bunu yaparken büyük büyük laflara, baskın cümlelere ihtiyaç duymuyor. Oldukça yalın ve çarpıcı bir anlatımı var. Yazarın dilinin sadeliğine kapılıp sayfalar arasında kayboluyorsunuz. Ancak yine de kitaba başlamadan önce beklentimin çok daha yüksek olduğunu söylemeliyim. Belki üzerine çok konuşulduğu, çok övüldüğü için, ya da mutlaka okunması gereken kitaplar listesine alındığı için bilemiyorum. Akıcı bir kitap, iyi işlenmiş bir hikaye olduğuna kesinlikle katılıyorum. Ama benzerleri var hissi yarattı sanıyorum bende. Yine de Eren Yücesan Cendey`in muhteşem çevirisiyle sürükleyici bir roman okumak isteyenler için tavsiye ederim. “Ne küçükken ne şimdi bir şey bildiğimizi, herhangi bir şey anlayabilecek durumda olmadığımızı mahalledeki her şeyin, her taş, her tahta parçası, her ne varsa, bizden önce de var olduğunu ama bizlerin onların farkına varmadan, onlar hakkında kafa yormadan büyüdüğümüzü söyledi.”
Edebiyat
Benim Olağanüstü Akıllı ArkadaşımElena Ferrante · Everest Yayınları · 20153,510 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.