Gönderi

Empati kuramadığım bir distopya...
2/10
·172 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 14:20
Otomatik Portakal ile tanışmam lisede bir arkadaşımın yaptığı sunum sayesinde oldu. İşin ironik tarafı, o sunum kitabın kendisinden en az on kat daha etkileyiciydi. Anlatılan tema, özgür irade ve ahlak tartışması ilgi çekici görünüyordu. Ve o sunumun üstünden neredeyse 3-4 yıl geçmişken kitaba bir otobüs yolculuğunda başladım. Ancak okuma süreci benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Kitaplarda argo kullanılmasına asla karşı değilim. Hatta yerinde kullanıldığında metne güç kattığını düşünüyorum. Fakat burada mesele argo değil; anlatılanların rahatsız ediciliğinin metnin önüne geçmesi.Okurken rahatsız olmakla düşünmeye sevk edilmek arasında büyük bir fark var. Ve bence hep ilkiydi. Nadiren düşünmeye sevk edip devamlı olarak rahatsız etti... Bir de sürekli “kardeşim” diye hitap etmesi… Metnin içine çekmek yerine beni metinden daha da uzaklaştırdı. Zaten karakterle empati kurmakta bu anlatım biçimi iyice soğumama sebep oldu.Alex, edebiyatta en nefret ettiğim karakterlerden biri oldu. Hatta dürüst olmam gerekirse, Joffrey'den(got) bile daha itici buldum. Sonu ise daha büyük fiyasko bence. Anlatmak istediğini anlayabiliyorum ama bana hissettiremedi kitap boyunca bunu. Ek olarak sonunda her şeyi "gençlik" üzerine atması da hiç mantıklı gelmedi bana.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.