Puan vermedi·158 syf.····Okunma: 06 Ocak 2026 16:26 Kitabı okumaya başladığımda gerçek olaylardan derlenmiş bir anı kitabı okuduğum hissiyatına kapıldım. Oysa tıp mezunu olan yazarın ustaca kurgulanmış öykülerini okumaktaymışım. Kitapta bu kadar fazla tıbbi terim bulunmasından dolayı gerçekten kitabın tıp bilgisine sahip biri tarafından kaleme alındığını anlamak güç değil. Yazar tıp bilgisini ve üstün kurgu ve yazarlık yeteneğini ustaca harmanlayarak güzel bir netice ortaya çıkarmış. Bir alanda hakim olduğun bilgini yazarlık yeteneğinle birleştirerek ortaya gerçekçi konulara sahip romanlar, öyküler ve senaryolar çıkarma fikri hep hoşuma gitmiştir.
Dr. Bomgard mezun olduktan sonra ücra bir kasabada mesleğini icra etmeye başlar. Tabii hiçbir deneyimi ve tecrübesinin olmaması onu birçok zorlukla karşı karşıya getirir. Kendine inanarak birçok vakanın üstesinden gelir. Ancak ayı zamanda doktorun kayıpları da olmaktadır. Bu şekilde, kitaplarda asla bulamayacağı birçok bilgi ve deneyim edinir. Aslında zorunlu katlandığı zorluk ve acılar onu büyütmüştür. Bu da hayatın ta kendisidir.
Kitapta dikkat çekici olan bir diğer nokta ise aslında insanın fiziksel yorgunluğa psikolojik yorgunluktan daha kolay katlanabilmesidir. Belki Dr. Bomgard gece yarılarına kadar yine hasta tedavi etseydi; cehaletle, yalnızlıkla ve ıssızlıkla olan mücadelesi kadar yormayacaktı onu.
Kitapta en etkileyici öykü hiç şüphesiz 'Morfin'di. Burada genç bir meslektaşın Bomgardınkine benzer bir psikolojik savaştan Bomgard kadar ustaca çıkamadığını ve hayattan yavaş yavaş kayıp gittiğini okuyoruz. Direnirsen güçlenirsin, direnmezsen kaybedersin...