Türkiye Konuşuru çok, düşünürü az ülkedir.
Prof.Dr. Niyazi Kahveci'yi bu sözü ile tanıdım ilk defa krt ekranlarında yıllar evvel.
Kitabını okumak ise bugüne kısmetmiş.
Sistematik Düşünme kitabı Türkiye'de pek öğretilmeyen bir konuya odaklanan önemli bir eser:
Düşünmenin kendisi nasıl yapılır?
Kitap, temel olarak şu mesajı veriyor:
İnsan, soyut ve sistematik düşünme kapasitesiyle insanlaşır.
“Beşeri sistematik düşünmeyi yapamayan, insanlaşamaz.”
Ülkemizde düşünmenin ne olduğu ve nasıl sistematik yapılacağı öğretilmiyor; bu büyük bir eksiklik ve negatif sonuçlar doğuruyor.
Yazar, kitabı herkesin anlayabileceği sade bir dille yazmış. Okuyucunun farkına varmadan, okuma sürecinde kendiliğinden sistematik soyut düşünme alışkanlığı kazanmasını, zihninin bu şekilde şekillenmesini ve artık bu tarz düşünmeyi doğal olarak yapabilir hale gelmesini hedefliyor.
Niyazi Kahveci'den sözler.
Bilim belki ile değil bilgi ile hareket eder.
Çağımızın düşünce biçimine bir an evvel geçmek lazım geçmişin düşünüş biçimine takılıp kalırsak varlığımızı sürdüremeyiz. İnsanını hepside sömürüyor, bu iç sömürgeci en büyük vatan satıcılığı da budur. Ama dini kullanıyor,ama Allahı kullanıyor Ama Atatürk'ü kullanıyor, hepsi hazır var olanda kendi cebine akıtmak peşinde.
Sadece okumak yetmez, okuduğumuz üzerinde düşünmemiz lazım.
Okuma hafızayı genişletiyor geliştiriyor bizim zihnimizi geliştirmemiz lazım.
Felsefe sorgulama olmaksızın olmaz, savunma felsefe ile olmaz, olsa olsa teoloji olur.
Kimin Başbakan, kimin Cumhurbaşkanı olması yani kimin yetkili olması herkesi ilgilendiriyor.
Niçin çünkü isim sorusunun olduğu yerde kim dönemi aşaması Milattan önce 10 bin vardır.
Akılcı bilimsel düşünmeye geldiğimiz zaman kurum vardır, sistem vardır, kurallar vardır.
İnanmak bilmeden olur inanırsın, biliyorsan inanmayı aşarsın kabul edersin.
Bizim insanlar herşeyi bilir ama, herşeyi de yanlış bilir.
Aklın mevcut çapını genişletmeden hiçbir icat yapamazsınız. Mevcudu aşmanın tek yolu aklımızın mevcut çapını genişletmektir.
Bu ülke insanı daha düşünme kelimesini bilmiyor, düşünce diyor.
Din bu Ülkede en çok satın alınan ve en çok satılan hiç kullanılmayan tek şeydir.
Satanı çok, alanı herkes oluyor.
Bunu satın alan halk problemlidir, halkın zihinsel yapısı problemlidir. Bu kafa hastalıklı bir kafa bu kafa anakronik bir kafadır. Bu kafa şizofrenik bir kafadır.
Onbin yıl önceki kafayla bugün yaşamaya çalışan bir kafadır. Bununla başka bir şey üremez.
Bu toplum akılcı düşünme nedir? Nasıl yapılır bilmiyor. Ondan sonra bilimsel düşünmeye geçildi. 19 asırdan sonra.
Bakın dinsel düşünme dönemi bitmiştir, çağımız akılcı ve bilimsel düşünme dönemidir.
Bu çağda ve bundan sonra dindar olunabilir, felsefi olarak görüyorum ki, sistemliliktir, düzenliliktir.
Bundan sonra dinsel düşünme dahil geçmiş eski düşünce biçimi ile değil, ancak ve ancak çağımızın düşünme biçimi ile dindar olunabilir ve varlık sürdürülebilir.
Bugün düşünme alanında islam ülkelerinde en geride kalan bizleriz.
Kiralık kapital ile kapitalizm, kiralık felsefe ile bağımsızlık olmaz ve en zor iş çağdışı insan malzemesiyle çağdaş işler yapmaktır.
Bir an önce insanımızı hiç olmazsa bir kesimini çağdaş zihniyetin aklın çapına ulaştırmamız şart varlığını sürdüremezsin.
Bakın bu akılcı bilimsel düşünmeyi öğrenemediğimiz sürece onunla oluşmadığımız sürece biz karnımızı bile doyuramayız.
Kıl ile Akıl arasında tek bir harf var.
Bilgi hafızayı geliştirir, hiçbir işe yaramaz düşünme işlemi yapamazsınız. Zihni geliştirmek düşünmeyle olur.
Üstteki veriler youtubede Ferit Atay'la yapmış olduğu röportajdan alıntı yapılmıştır.
Prof. Dr.Niyazi Kahveci'nin web sitesi ve youtube linki ulusaldemokrasienstitusu.orgyoutube.com/channel/UCCkfhc...