BiomortemSerkan Karaismailoğlu
Bu yılın ilk bilim kurgusunu okudum. Kitap kapağından olsa gerek biraz fazla bilim içericek sanmıştım. İşte ön yargı her şeyi dışından yargılıyoruz. Okumaya bir başladım ve asla çıkamadım. Kitabın konusu yaşarken ölümü nasıl gerçekleştirebileceğimiz üzerine kurulmuş bir kurgu. Ve bunun cevabını yazarımız kurgusunda dondurarak diye bulmuş. Gerçekten de bir insanı organlarına kadar dondurursak ölmüş olur muydu? Bu kurgu bana o kadar mantıklı geldi ki ana karakterimiz Falin yerine düşünmeye başladım. Vitrifikasyon dediğimiz olayı çok net anladım. Ve Doktor olan Mileva'nın anlattığı şu konu beni çok etkilemişti: Ölmek bir çürüme değildir, dönüşümdür. Gerçekten aşırı etkilendim. Ölülerin gözümdeki bakış açısı değişti bir anda. Korkunç bir şey olmaktan çıktı. Biz ölünce bile ekosisteme yararımız var. Bense çürüyoruz sanıyorum. Ne kadar güzel bir yere değinmiş yazarımız. Glia karakterinin anlattığı biyolojik terimleri 12 yıl boyunca derste öğrenemeyip bu kitapta öğrendim. Hikayeleştirerek anlamlı bir şey çıkarmış ortaya. Okuduğum en güzel bilim kurguydu.