Rus edebiyatının ilk Nobel Ödüllü yazarı İvan Bunin’in kısa hikayelerinden derlenen ve kitaba adını veren Mitya'nın Aşkı, incecik, birkaç günde okunacak hikâyelere sahip, alışıldık Rus edebiyatının modern hikâyelerinden biri diyebiliriz. İvan Bunin 'in emigrasyon yıllarında kaleme aldığı bu eseri, yazarın o yıllarda aşka karşı tutumunu trajik ve yıkıcı olarak ele almasıyla ve bunu en çarpıcı yansıttığı eseri olmasıyla da dikkat çekicidir. Mart ayının soğuk Moskova’sında geçen bu hikâyede, öğrenci Mitya ile sanat aşığı aktris Katya’nın ilişkisi, aşkın zaman ve mesafe karşısındaki çaresizliğini, özlemi ve takıntılı tutkuyu gözler önüne seriyor. Mitya, Katya’ya olan sevgisiyle hem büyülenir hem de acı çeker; ilişkilerinin başından beri aşık olduğu kadının ve birlikte olduğu kadının aynı kişi olmadığını fark ederek kıskanç ve takıntılı bir hâle bürünür.
Kitapta bana göre en ilginç hikayelerden biri olan Yol Ağzında, Bahar Akşamı, Prensler Prensi, Dozornıy Yoldaş, Cinayet, Son Gün ve Ömür Kasesi gibi kısa hikâyeler yer alır; dilenciden tefeciye, orman bekçisinden evini satmış bir ev sahibine kadar farklı karakterlerin hayatlarına açılan pencereler sunar. Mitya’nın Aşkı, hem keyifli bir okuma deneyimi hem de Tolstoy, Dostoyevski dışında farklı bir yazarın perspektifinden Rus edebiyatını keşfetmek isteyenler için ideal bir seçenektir.
Keyifli okumalar!