·206 syf.····Okunma: 01 Haziran 2019 00:00 Zygmunt Bauman, geç kapitalizmin tüketim çılgınlığının sadece eşyaları değil, insan ilişkilerini, aşkı ve dayanışmayı da nasıl metalaştırıp "kullan-at" formuna soktuğunu felsefi bir dille anlatıyor. Modern bireyin her türlü kalıcı bağdan korktuğu, ilişkilerin piyasa kurallarına göre (maliyet-fayda hesabıyla) yaşandığı bu "akışkan" çağı, derin bir yabancılaşma tahliliyle gözler önüne seriyor. İnsanın doğasına ait olan bağlanma ve güven ihtiyacının, neoliberalizmin esneklik dayatması karşısında nasıl un ufak olduğunu acımasızca resmediyor. Sistemin insan ruhunda açtığı o devasa tahribatı ve bireysel kurtuluş arayışının aslında nasıl büyük bir yalnızlık yarattığını kavramak için sarsıcı bir sosyoloji metni.