Akışkan Aşk

Zygmunt Bauman
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
206
Basım Tarihi:
2017
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2012
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
ISBN:
9786051713151
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Homo homini lupus mu? Semper fidelis mi?
Puan vermedi·206 syf.··
2025 13. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 20:23
Önceki kadar yabancı, önceki kadar tek başına, nasıl devam edeceğini bilmek, bilme ihtiyacı duyulan her şeydir. Dünya nasıl devam edeceğini bilir, bu yüzden dünyanın bir alternatifi yoktur. Ama biz biliriz ki hepimizin bir alternatifi vardır. İçinden geçtiğin çağın izleyicisi olmak, şahit olduklarının kıyısına tutunarak ayakta kalmaya çalışmanın güçlüğü ile başa çıkmayı gerektiriyor. Bireyselleşmiş akışkan modern toplumun yolu üzerinde durmak, tek başına olmak, kişisel yakınlığın, yavaş yavaş ama ısrarla geri çekilmesini izlemek ve suçu elektronik ıvır zıvırın sırtına yıkmadan sorumluluk almak zor iş. "Mahremiyetimizi üzerimizde dalgıç giysisi gibi taşıyoruz: Beklenmedik bir karşılaşmaya yol açmamak, karışmamak için elimizden geleni yapıyoruz." (S. 90) Derin bağlar olmadan nasıl bir hayat yaşıyoruz, bunun izlemi. Kimseyle uzun uzun uzun ve derin derin derin şeyler paylaşmadan. Hatta hiç bir şey paylaşmadan, kısmi zamanlı esnek bir araya gelmeler ile eskiden ne kadar uzaklaştığımızı ölçmüş Bauman. Mesafe, iki noktanın birbirlerinden ne kadar ayrı olduklarının sayısal ifadesidir. Sözlükte böyle yazıyor. Sen beni özlemeyeceğin bir mesafede kalıp orada yaşamayı seçtiğin için ben de seni özlemeyeceğim bir yer bulup oraya kaçmak istiyorum... mu bu? Ondan ne kadar uzakta yaşayabilirsiniz? Yani bağımlı, yakın ya da aşina olduğunuz o şeyden işte. Tek başına kaldıktan sonra, başlangıçtakinden daha keskin hissedilen o mesafe ne kadar mesela? Ne kadar tamamlanmış ve kendi kendine yeterli olsa da, her insan varlığını bir başkasıyla birleşmediği sürece eksik ve yetersiz kılar. Dengede durmak için ne yapılması gerektiğini bilmek gerekir. Elinin altındaki bir cep telefonuyla odaya kapanmak, evin ortak alanını paylaşmaktan daha az riskli ve daha emin bir yol gibi. Yüz yüze,
1000Kitap
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
İnsan İlişkilerinin Dayanıksızlığı
10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2019 93. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2019 11:49
Akışkan Aşk, Polonya asıllı sosyolog ve düşünür Zygmunt Bauman'ın tüketim toplumunda insan ilişkilerine yönelik getirmiş olduğu eleştirilerinden oluşan eseridir. Bauman bu eserinde aşk ve arzu kavramından yola çıkarak, günümüz tüketim toplumunun genel bir perspektifini okuyucuya sunmaktadır. Tüketen ve arzulayan insanın aşktan ve arzulardan ne beklediğini, bu beklentilerin ticari amaçlarla nasıl ve ne biçimde dönüştürüldüğü, toplumlar için gerekli görülen iletişimin günümüzde varmış olduğu noktayı, ulus devletlerin yabancılara karşı olan hoşgörüsüzlüğü ve toplumsal güvenliğin farklı amaçlara hizmet için nasıl kullanıldığını anlatmaktadır. Akışkan Aşk, özellikle "tüketen insan" kavramı üzerinden günümüz tüketim toplumlarının, ticari amaçlarla nasıl dönüştürüldüğünü gözler önüne serdiğinden, kesinlikle okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır...
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
Puan vermedi·206 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2021 10:24
Bauman'in okuduğum ilk kitabı ve arkadaşımın önerisi üzerine okudum. Sosyolog ve filozof bir kimliği var. İnsan ilişkilerinde akrabalığın, komşuluğun ve yardımlaşmanın önemi üzerine durmuştur. Omuz omuza vererek çalışmanın amacımıza hizmet ettiği sürece başarıyı yakalayaçağını savunuyor. İnsanın kendini severek zorlukların üzerinden gelebilir ama kendini sevmeden hayvanı dürtülerle de hayatta kalabileceğini ifade ediyor. Düşüncelerinize farklı bir bakış açısı kataçağınıza inanıyorum.
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2019 19. kitabı
Aşk, arzuyla ilişkilidir ve geçicidir. Diğer taraftan aşk ahlakla ilişkili ve kurallara tabi değildir, Aşkı ahlaka ve kurallara tabi kılmak için evlilik icat olmuştur. Dinler tarafından da devlet tarafından da sonsuza kadar sürmesi zorunlu kılınmak istenen evliliktir, aşk değil
Felsefe
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
Akışkan Aşk
8/10
·206 syf.··
2023 185. kitabı
"Çağımızda yaşamalarındaki birden fazla deneyime aşk diyen, yaşamakta oldukları aşkın sonucu olduğuna güvence veremeyen ve gelecekte de aşk yaşayacağını düşünen insan kesimi hızla artmaktadır..."ölüm bizi ayırana kadar", şeklindeki romantik aşk tanımının kesinlikle modası geçmiştir; hizmet ettiği, güç kuvvet ve kendine güven kazandığı akrabalık yapıları radikal biçimde altüst olurken "son kullanma tarihi" çoktan geçmiştir."
1000Kitap
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
İnsan ilişkilerinin Dayanıksızlığına Dair
7/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2022 51. kitabı
Adı gibi “akışkan” bir kitap. Kapağında yazdığı gibi “insan ilişkilerinin dayanıksızlığı”na dair dört bölümde incelenmiş, her bölümde ise farklı referanslarla, mülteci sorunundan romantik ikili ilişkilere, yanlış şehirleşmeden komşuluk sevgisine kadar neredeyse her türden sosyal ilişkiye ait bir şeyler bulmak mümkün. Yazarın dili çok akıcı ve sade. Önerimdir.
Hayat ve İnsan
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
“Bireyleşme”nin aşırı bol olduğu dünyamızda ilişkiler iki ucu keskin kılıç gibidir. Güzel düşler ile kâbus arasında gidip gelirler, birinin ne zaman diğerine dönüşeceği bilinmez. Çoğu zaman, bu iki hal, farklı bilinç düzeylerinde de olsa, bir aradadır. Akışkan bir modern yaşam çerçevesinde ilişkiler, en canlı, en dayanılmaz, en derinden hissedilen ve en yaygın karşıt-anlamlılıkların tezahürüdür belki de. İnsanlar arasındaki bağların rahatsız edici kırılganlığı, bu durumun esinlediği güvensizlik duygusu, keza bu duygunun bağları sıkılaştırma –ama çok fazla değil– yönünde kışkırttığı duygu... İşte bu eserin aydınlatmaya, anlatmaya ve anlaşılır kılmaya çalışacağı şey budur.
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
9/10
·206 syf.··
2019 20. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2019 00:00
Zygmunt Bauman, geç kapitalizmin tüketim çılgınlığının sadece eşyaları değil, insan ilişkilerini, aşkı ve dayanışmayı da nasıl metalaştırıp "kullan-at" formuna soktuğunu felsefi bir dille anlatıyor. Modern bireyin her türlü kalıcı bağdan korktuğu, ilişkilerin piyasa kurallarına göre (maliyet-fayda hesabıyla) yaşandığı bu "akışkan" çağı, derin bir yabancılaşma tahliliyle gözler önüne seriyor. İnsanın doğasına ait olan bağlanma ve güven ihtiyacının, neoliberalizmin esneklik dayatması karşısında nasıl un ufak olduğunu acımasızca resmediyor. Sistemin insan ruhunda açtığı o devasa tahribatı ve bireysel kurtuluş arayışının aslında nasıl büyük bir yalnızlık yarattığını kavramak için sarsıcı bir sosyoloji metni.
1000Kitap
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
Sevgi bir wi-fi bağlantısı gibi
Puan vermedi·206 syf.··
2025 482. kitabı
Zygmunt Bauman, Akışkan Aşk’ta modern dünyanın en derin sancılarından birini, yani “bağ kurma ve bağ çözme” ikilemini ele alıyor. Ona göre günümüz insanı, tıpkı bir tüketici gibi ilişkilere de geçici, pratik ve kolay kopabilir biçimde yaklaşıyor. “Bir ilişki sürdüğü sürece güzeldir” anlayışı, “bir ilişki sonsuza kadar sürmeli” idealinin yerini almış durumda. Bauman, “akışkan modernite” kavramıyla tanımladığı çağımızda, ilişkilerin artık sabit formlarda değil, su gibi şekil değiştirerek var olduğunu söylüyor. Sosyal medya, hızlı iletişim ve yüzeysel tanışıklıklar bu akışkanlığı daha da hızlandırıyor. Sevgi bir derinlik değil, bir hız meselesine dönüşüyor: “Duygular bile fast-food gibi tüketiliyor.” Yazarın dili sosyolojik ama duygusal zekâyla da yüklü. Okur, kendini bir laboratuvarın camı arkasında değil, doğrudan deneyin içinde buluyor. Bauman, sevmenin artık cesaret değil, bir tür risk yönetimi haline geldiği çağımıza ayna tutuyor. “Akışkan Aşk”, sadece ilişkiler üzerine değil, modern insanın içsel boşluğu ve bağlanma korkusunun politikası üzerine de bir felsefe kitabı aslında. Zygmunt Bauman Akışkan Aşk
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma
Akışkan Aşk
Puan vermedi
Söylenmemiş hakikatlerin kalmadığı dünyada belki de aşk ve ölüm insan yaşamının en trajik yanı. Bauman’a göre sevmeyi de ölmeyi de öğrenemeyeceğimize göre aşk ve ölüm, vaktinde ve zamanında insanı yakalar; ne zaman meydana geleceğini bilemeyiz. Ne zaman gelirse gelsin, sizi hazırlıksız yakalar. Gündelik kaygılarınızın göbeğinde, aşk ve ölüm ab nihilo -hiçten- ortaya çıkar (s. 18). Öte yandan alçak gönüllülüğün ve cesaretin beslediği aşk söz konusu olduğunda eros yeni tartışmalara kapı aralar. Düş kırıklığı, sahiplenme, iktidar, kaynaşma hepsi bir arada aşkı, belirsiz ve nüfuz edilemez bir gelecek üzerindeki ipoteğe dönüştürür. Hal böyle iken Bauman aşkı tüketim pazarı öngörüsü ile ele alır. İşte bu pazarda “insanlar partner ararlar ve kırılganlığın tedirginliğinden kaçmak amacıyla ‘ilişkilere girerler’, ama sonunda öncekinden daha can sıkıcı ve çetin kırılganlıklarla karşılaşırlar. Kırılganlığa saptanan/umulan/beklenen sığınağın aile ocağı olduğu defalarca ortaya çıkar…” (s. 44). Ve hayat yeni başlangıçlar için tohumlarını içinde taşır...
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Alfa Yayıncılık · 2017436 okunma

Yazar Hakkında

Zygmunt BaumanYazar · 47 kitap
Zygmunt Bauman, 19 Ekim 1925'te Polonya Poznan'da doğdu. Yahudi kökenli Polonyalı sosyolog ve filozoftur. Postmodern felsefenin hem sosyoloji alanında uyarlanmasını hem de genel kuramsal düzeyde sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini ortaya koyan yapıtlarıyla tanınmaktadır. Zygmunt Bauman, II. Dünya Savaşı patlak verene kadar, Polonya-Poznan'da yaşamını sürdürmüştür. Daha sonra Sovyetler Birliği'ne taşındı ve savaşın ardından Varşova Üniversitesi'nde doktorasını yaparak Doçentlik sınavını verdi.1954'ten itibaren aynı üniversitede Sosyoloji dersleri verdi. 1968 yılında Polonya Komünist Partisi'nden ayrıldı. Aynı yıl, politik nedenlerden dolayı sosyoloji prefesörlük unvanını kaybetti. İsaril'e göç etmek zorunda kaldı. 1971 yılında Bauman, Büyük Brintanya'nın çağrısı üzerine, Leeds Üniversitesi'nde yeniden sosyoloji kürsüsüne sahip oldu. 1990'lara kadar orada çalışmalarını sürdürdü. Zygmunt Bauman, 1980'li yıllardan itibaren, Modernizm ile Totaliterizm arasındaki bağlantılar üzerine hem kuramsal hem de sosyolojik incelemeleriyle öne çıktı. Özellikle Almanya'daki Nasyonalsosyalizm üzerinden Holocaust hakkındaki çözümlemeleri bu bağlamda önemli bir etki yaptı. Böylelikle, Modernizme içkin kavram ve kategorilerin Totaliterlikle doğrudan ya da dolaylı ilişkileri derinlikli olarak ve disiplinlerarası bir yöntemle ortaya konulmuş olundu. Bauman, aynı zamanda postmodernizm hakkındaki çalışmalarıyla da önemli bir yer tutmaktadır. Siyasal, etik ya da genel olarak kuramsal düzlemde postmodernizmin değerlendirilmesini yapmış ve açık anlaşılır fakat derinlikli de olan metinleriyle postmodernizmin ne olup olmadığını, ne tür olanaklar sağladığını göstermeye ve netleştirmeye çalışmıştır 1989 yılında Amalfi Ödülünü ve 1998 yılında Theodor Adorno Ödülünü almıştır. Ünlü sosyolog Zygmunt Bauman, 9 Ocak 2017 tarihinde, 91 yaşında İngiltere’nin Leeds kentinde hayatını kaybetti.