·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Şubat 2026 10:12 Bugün size, Ahmet Mithat Efendi’nin kaleminden dökülen, okurken hem şaşırdığım hem de "Helal olsun!" dediğim bir başyapıttan bahsetmek istiyorum: Dürdane Hanım..
Çoğu Tanzimat romanında kadınlar ya kurban olur ya da sessizce acı çeker. Ama Dürdane Hanım öyle mi? Asla!
Neden okumalısınız?
Merkezinde bir "çapkınlık ve aldatma" hikayesi gibi başlasa da, aslında muazzam bir stratejik zeka ve kadın onuru mücadelesi izliyoruz. Mergub Bey’in hilelerine karşı Dürdane Hanım’ın kurduğu o muazzam oyun, bugünün polisiye romanlarına taş çıkarır cinsten!
Kitaptan altını çizdiğim o meşhur ders:
"Hile ile kurulan binaların temeli çürüktür. Bir gün gelir, o hilekârın kendi başına yıkılır."
Ahmet Mithat Efendi, o meşhur "Hace-i Evvel" (İlk Öğretmen) üslubuyla bize şunu fısıldıyor: Hakikat güneş gibidir, eninde sonunda bir çatlaktan sızar ve karanlığı boğar..
Eğer klasik edebiyatın ağır tozunu değil, entrika dolu, akıcı ve güçlü bir karakter hikayesi arıyorsanız; Dürdane Hanım’la mutlaka tanışmalısınız. Mergub Bey’in kendi kazdığı kuyuya düşüşünü izlemek paha biçilemez..