Puan vermedi·408 syf.····Okunma: 26 Şubat 2026 11:33 Seyir, kişisel gelişim kategorisinde satılan bir kitap. Daha önce okuduğum kişisel gelişim kitaplarından farklı olarak bu kitaptan kesinlikle bir şeyler kaptığımı düşünüyorum. Yer yer hoşuma gitmeyen ve gereksiz bulduğum sayfalar oldu, yaşama bakış açımı genişçe değiştiren sayfalar da... Kitabın genel çerçeve ile ortaya koymak istediği şey şu ki: Zihninize neyi nasıl alırsanız, hayatınıza giren diğer şeyler de o şekilde gider. Romanın çekirdeğine inersek eğer, karşımıza "hikaye yazma" kavramı çıkıyor. Yani şöyle açıklayayım: Mesela bugün bu sabah bir sunumunuz vardı ve asla hazırlandığınız gibi sunamadınız. Hocanız/patronunuz da size çeldirici sorular sorarak cevapsız kalmanıza sebep oldu. O anda kendinizi aşağılanmış ve rezil olmuş hissettiniz. Sunumdan sonra öğle yemeğinde, metroda, eve yürürken, evde, duş alırken ve gece yatağa yattığınızda... Bütün gün bu olayı düşünüp durdunuz; yani olayın üzerine hikaye yazdınız. "Şu benim hakkımda ne düşünmüştür, o anda nasıl gözüküyordum, bir daha sunum yaparsam ne olur, en başından buna hiç kalkışmamalıydım..."
Sayfa 284: "Hiçbir zaman mesele olan değildir Mina. Olan bir anda olur ve biter. Mesele senin zihninde o olanla ilgili yazılan hikayeden kaynaklanır her zaman. Sonrasında yaşadığın hep hikayendir. 'Ben bozuk olanım' kimliğini o andan itibaren kuşanmış olan sensin. O hikayeyi yazan sensin.
...
Olan bir kere olur, hikaye her gün yaşanır tekrar ve tekrar. Ve bil bakalım her gün kim sana onu yaşatır? Kendin tabii."
Yaşadığımız kötü anıların bizi üzmesine yine biz sebep oluruz; onları anı olmaktan çıkarıp hikayeleştiririz zihnimizde.
Kitapta değinilen konulardan biri de seçimler. Nasıl biri olmayı seçerseniz öyle birine dönüşürsünüz. Kitaptan örnekle; sigara içmeyen biri olmaya karar verdiyseniz, içmezsiniz ve artık sigara içmeyen birisinizdir. "Yaşam seçimler ve seçimlerin sonuçlarını deneyimlemektir." Yani olmayı seçtiğiniz kişi, yaşadıklarınızı yaşatan kişidir. Yaptığınız en ufak seçim dallanıp budaklanır ve size bir olay yaşatır; hayatınız da size benzer.
Anlam veremediğim şeyler de oldu tabii: Ma karakterinin Mina ve diğer 'çocuklarına' hiçbir karşılık beklemeden ve bir şey kazanmadan yardım etmesi. Kitap bitene kadar acaba Ma'nın bir çıkarı olacak mı bu işten diye ufak bir merakla okudum ama hiçbir şey olmadı. Aslında oldu, ama bunu ancak kitap bitince fark ettim. O kadın mutluydu, mutluluğu kazanmıştı. Üzerine biraz kafa yorunca bu yardımı zaten içinden gelen bir dürtüyle yaptığını düşündüm. Çünkü Mina karakteri, uyandığını ve diğer insanların da uyanması gerektiğini bol bol vurguladı. Ma karakterinin yaptığı da bu. Onun yolundan giden Mina da bunu yapıyor. Ama ilk karşılaşmaları ve Ma'nın Mina'ya yardım etmek için bu kadar uğraşması gerçek dışı geliyor ister istemez. İnsanlar hayatta sevdikleri için bile bu kadar uğraşmıyorken tanımadığı biri için zamanını ve sabrını buna harcaması fazla ütopik geliyor. Ama aslında "point" dediğimiz de bu oluyor sanırım. Sen mutlusun, uyanıksın ve uykuda birine yardım edeceksin böylece ikiniz de uyanık ve mutlu olacaksınız. Ma: "Her defasında kendime de anlatmış oluyorum." demişti. Bu da nedenini biraz açıklıyor.
Bunun dışında kitabın sonlarına yakın Mina karakteri iyileşmeye çok yaklaştı ve kendi için bir sürü adım attı. Bu adımlardan biri de bir adamla ilişki kurmasıydı. Bu adamı doğru dürüst tanımadan, onu gerçekten sevmeden ilişki yaşamaları anlamsız kaçıyordu. Mina, Miguel karakterinin hayatında gerçekten bir olup olmadığını bile bilmeden hatta umursamadan onunla ilişki kurdu. Bu böyle bir yolda atılmış doğru bir adım mı, bence değil.
Ufak bir eleştirim de şu: 200 sayfadan sonra mesaj gerçekten kendini tekrarlamaya başladı. Biraz kısa keserek çok daha öz bir anlatım yapılabilirdi. Ama sonuç olarak almamızı istediğini verebildi mi? Evet.
Son olarak kitabın adı neden 'Seyir'?
Yazar bize şu soruyu soruyor: Seyir eden misin, seyreden mi?
Bu hayatı sadece dışardan seyreden biri misin yoksa gerçekten yol alan, seyir eden biri mi?
"Yaşam bir seyir esasında..." Hayatın hiçbir zaman durmadığını ve olayların kendini yenilediğini aklımızdan çıkaramayız. Hayatınızda ne yaşanırsa yaşansın o olaya takılı kalıp hikaye yazmayın. O anı orada yaşayıp bitirin, bitirin ki sonradan yaşayacaklarınızı seyretmeyesiniz.
Okuyan herkese teşekkür ederim! <3