10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 21:48
"Dibine kadar keder, dibine kadar aşk sancısı..." Cemalettin Seber, namıdiğer Cemal Süreya için söylenebilecek en güzel cümle. Piray Piraye'de Nazım Olmak kitabına kıyasla yazarın bu kitabını daha çok beğendim ve Cemal Süreya hayranlığım daha da arttı. Yazarın samimiyetini, eleştirelerini, düşüncelerini gayet yerinde buldum. Kalemini sevdim. Genlerimiz yoluyla belirlenmiş olan karakterlerimiz en geç 6-7 yaşına kadar büyük bir oranda şekillendikten sonra geri kalan ne varsa ailemiz ve çevremizden gördüklerimizle ,öğrendiklerimizle oluşuyor. Yani büyüklerimiz zamanında " Yedisinde neyse yetmişinde de odur." derken haklılarmış aslında. Eh boşuna atasözü dememişler zaten değil mi! Cemalettin birgün Cemal Süreya olduysa bunda annesinin payı büyüktür. Küçük yaşta annesini kaybeden Cemalettin için hayat hiç kolay olmamıştır. Annesini erken yaşta kaybetmenin bedeli ise hayatı boyunca aradığı şefkat ve merhameti eşlerinde araması oldu. Dişiliği ile kendisini unutturmayan tek kadın Tomris olacaktır çünkü diğer kadınlarda Cemal sadece şekati aradı. Annesinden görmeye doyamadığı şefkati hayatına giren kadınlarda aradı hep. Kaybetme korkusu ise kıskançlıkları ve kavgaları beraberinde getirdi. O yüzden Cemal'in hep trenleri vardı. Lokomotifler dolusu acı, aşk ve keder yüklü trenleri oldu daima. Hiçbir kadınla uzun süre evli kalamadı. O kadınları kendi istediği kalıba koymaya çalışırken kaybetti her seferinde. İçindeki kaybetme korkusu ve kıslançlıkları olmasaydı belki daha huzurlu ve uzun bir hayat yaşardı ama Cemal daha en başından hayata yenik başladı. Kaybedişleri de, kederi de, acıları da hep bundan. Çünkü o Aşk günü doğdu...
İnceleme
Cemal Süreya - Aşk Günü DoğduNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 20191,367 okunma
··
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.