Zulme sessiz kalan bir gün zulme uğrar, haksızlığa karşı durmak insanın onurudur.
Ve Tanrı Rusya’ya Puşkin, Gogol, Dostoyevski ve Tolstoy gibi betimleme ile edebi inşa ustalarını tayin etmişti. Bize de Yaşar Kemal' i...
Yaşar Kemal’in gerçek adıyla Kemal Sadık Gökçeli'nin eseri İnce Memed.
Kitap boyunca en etkileyici sey, Yaşar Kemal' in doğayı bir dekor olarak değil, yaşayan bir karakter olarak işlemesi.Çukurova tasviri ile başlayan metin, sayfalar boyunca bölgeyi en ince ayrıntısına kadar betimlemeye devam ediyor. Çukurova'nın sıcağı, dikenleri, uçsuz bucaksız tarlaları... Hepsi sanki İnce Memedin ruh haliyle birlikte nefes alıp veriyor.Memed kaçarken doğada onunla koşuyor sanki. Öylesine canlı ki anlatım, uzun uzun betimlediği Çukurova’yı görmüş gezmiş kadar oluyorsunuz. Bu yönüyle bile takdire şayan bir eser.
Yazarın ilk romanı ve aynı zamanda baş yapıtı olarak kabul edilen eser, ilk olarak 1955 yılında yayınlanmıştır. Günümüz de kırktan fazla dile çevirilmistir.Biz bu eseri anadilinden okuyabilen insanlar olarak şanslıyız.
Türk edebiyatına yayınlandığı dönem düşünüldüğünde, köy romancılığını kazandırması ve köy gerçeğini ortaya koyması bakımından da ayrı bir önemi vardır.
İnce Memed, zulme karşı başkaldıran herkesin kahramanı; sadece bireysel değil toplumsal bir direnişin sembolüdür aynı zamanda. Gücü arkasına alan ağaların, halkı nasılda zulüme, sefalete, adaletsizliğe maruz bıraktığını anlatır sayfalarca. Kendi tabiriyle, bu haksızlıkların karşısında " mecbur eşkıya", Berna Moran tabiriyle " soylu eşkıya "dır İnce Memed.
Öylesine secmemistir İnce Memed'i...
“On sekiz yaşımdan beri ‘mecbur’ insanlar beni çok ilgilendirdi.” diyen Yaşar Kemal, anlatı edebiyatında soylu eşkiya kategorisine soktuğu İnce Memed de yazarın ‘mecbur’ insanlara kendi kattığı kurmaca bir örnektir.”