10/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
369 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 00:00
"KENT KOKUSU" "Gördükleri karşısında, belki de bir andan bile çok daha kısa bir zaman diliminde, yolun kenarında yürüyenler, trafikteki otomobiller, sıra sıra mağazalardaki hatta belki de tüm kentteki o tuhaf hareket duruverdi sanki." Daha ilk satırlardan itibaren rahatsız edici bir sessizliğin ortasına bırakıyor yazar bizi. Kasaba, kent ve köy temaları etrafında şekillenen üçlemenin bu son halkasında, TT'nin gözünden sıradan görünen ama hiç de öyle olmayan bir dünyaya davet ediyor. Romanın kahramanı TT, evinde aniden beliren gizemli bir kokunun peşine düşer. Ancak bu, basit bir koku hikâyesi değil. Yazar, bu koku üzerinden modern bireyin yaşam karşısında takındığı tavrı, hem fiziksel hem de ruhsal boyutlarıyla sorguluyor. Koku, giderek büyüyen, var olan her şeyi bir hortum gibi içine çeken, nefessiz bırakan bir varoluşsal krize dönüşüyor. Peki neden? Çünkü koku, görünmez olanın en güçlü kanıtıdır. Gözlerinizle inkar edebileceğiniz bir şeyi, burnunuzla inkar edemezsiniz. Koku, sınırları aşar; duvarların, sınıfların, mahallelerin arasından sızar. TT'nin evine giren bu koku, aslında modern kent yaşamının en büyük yalanını ifşa ediyor: Mahremiyet illüzyonunu. Bir apartman dairesinde yaşadığımızı düşünelim. Kapımızı kilitleriz, perdelerimizi çekeriz, kendimize ait bir dünya kurduğumuzu sanarız. Ama bir koku gelir ve tüm bu sınırların ne kadar yapay olduğunu haykırır. Komşumuzun yemeği, sokağın egzozu, alt kattaki dükkândan yükselen kimyasal kokular... Hepsi birer davetsiz misafir gibi sızıverir en mahrem alanımıza. TT'nin başına gelen de tam olarak budur. Evindeki koku, modern bireyin en büyük korkusunun vücut bulmuş halidir: Dışarının içeriye sızması, kamusal olanın özele tecavüzü. Yazar, bireyin içsel çatışmalarını irdelerken, aynı zamanda içinde yaşadığı toplumun absürt ve karmaşık yapısını da gözler önüne seriyor. Modern kent yaşamının insanı nasıl kuşattığını, nasıl elleri kolları bağlayan bir düzeneğe dönüştüğünü ustalıkla anlatıyor. Bir bireyin hikâyesinden de öte hepimizin içinde yaşadığı, nefes almaya çalıştığı kentlerin, toplumların ve modern yaşamın eleştirisi. Kent Kokusu, bir kokunun peşinden giden bir adamın hikâyesi gibi görünse de, aslında çok daha fazlası. Gökhan Uykaz, TT karakteri üzerinden, modern kent insanının yalnızlığını, yabancılaşmasını ve en önemlisi görülme korkusunu anlatıyor. Romanın kahramanı TT, aslında hepimiziz. Evimizde otururken ansızın gelen bir kokuyla yüzleşen, sokakta bir çocuğun bakışları altında çıplak kalan, kentin hortumunda kaybolan herkesiz. Kitapla Kalın.
Edebiyat
Kent KokusuGökhan Uykaz · Metinlerarası Kitap Yayınları · 202411 okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.