Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 27 Şubat 2026 00:00 Canım ciğerim hazreti peygamberim. Daha dün bir aydınlanma daha yaşadım. Hep diyorum, yaşanabilecek tüm imtihanları bizim için yaşamak zorunda kalmış. Hem bizzat hem sevdikleriyle. O yüzden bazı dualarda ailesini de ekliyoruz. Onların bize ihtiyacı yoktu belki ama bizim hâlâ var hep olacak.
Okumak lazım, ara ara, bile bile okumak lazım hz peygamberin, hz sahabenin hayatından. Çünkü özünü unutuyoruz. Bazı şeyleri mazide bırakmak; istikbale bakmamaktır.
Bir aydınlanma yaşadım dedim, bir de yeni bilgi öğrendim kendimce. Daha doğrusu bir rivayet daha. Olsun. Kârdır.
Bizim fakülteden bir hocamız yazmış, islâm tarih kitaplarımızı da o yazmıştı ama benim ders aldığım hocam değil. Bilemiyorum yalnız çok özenerek yazmış belli. Yeterli.
Abim bu kitabı bana, çok sıkıştığı bir anda ona nefes aldırdığımı düşündüğü için hediye etti. Tabi bu benim fikrim. Çünkü bu ilk kez olmuyor, ne zaman ben bu dediğim şeyi yapsam aşırı iyi bir kitabım oluveriyor:) Normalde kitapları özel günlere saklar. Ama işte hayat bazen bazı anları kendiliğinden özel kılabiliyor. Tabii ki onun için yapmıyorum yaptığımı ama o da onun kalbi. Beni iyice uyumsuz ilan ettiler ya. İçimden gelince iyi bir insan olabiliyorum. Uyumsuz değil de uzak biri diyelim. Yoksa duyarsız değilim. Yok. O kadar da değilim:)
Sünnette benim durumum var mıdır diye çok düşündüm. Aslında kimseye kötü davranmıyorum. Vallahi. Sadece yokmuş gibi yapıyorum, daha doğrusu zaten fark etmiyorum. En iyi yapabildiğim bu. Asla küs değilim meselâ kimseye. Efendim derim. Buyurun derim. Yani kimseye küs olmadan kendi kendine yaşamak bence kötü değildir. Meselâ kalbime güvenim tam, Allah kimseyi bana muhtaç etmesin ama olursa elimden geleni yaparım. Bu beni rahatlatıyor. Bu kadarım. İnşallah doğru yolda olurum.