Kopenhag’ın merkezindeki eski bir apartman dairesinde genç bir kadının vahşice öldürülmüş halde bulunmasıyla başlar. Kurbanın yüzüne katil tarafından korkunç, simetrik bir desen kazınmıştır. Bu tuhaf ve sanatsal cinayeti çözmekle görevlendirilen dedektifler Jeppe Kørner ve ortağı Anette Werner, kısa süre sonra tüyler ürpertici bir gerçeği fark ederler:
Cinayetin işleniş biçimi, kurbanın ev sahibi olan emekli profesör Esther de Laurenti’nin henüz tamamlanmamış polisiye romanındaki bir sahneyle birebir aynıdır.