"Nefesinin bile adil olmadığı bir dünyada hayal ettiklerine dikkat et. En kötüsünü hayal et ki iyi olan olduğunda daha mutlu olasın.
Sorun düşünmek üzülmek değil. Üzüntünün kaynağının kendi zihnin olması.
Mutlu bir hayalinde geliyor ve "Bunların hiçbiri olmayacak. Boş hayaller kurma." diyor. O zaman kötü olan umutlarınla yol alacaksın.
Umutların ölüm olsa bile onlarla git. Karanlıkta bile peşinden koşup kovaladığın tek şey umutların olsun Kaelen. Sana inandım. İnanacağına. Sen de bana inan..."
"O gece ölmesi gereken bendim."
"Bunu söylenen çok uzun sürdü."
Gerçeklik acı bir biçimde yüzüne vurduğunda karanlık gecenin yıldızları onu izledi. Kendilerine verdiği sözü hatırladılar. Küçük masum ve korkmuş Kaelen'in onlara verdiği sözü. Ay bile uykusundayken o kabuslarında yüzerken yıldızlar yoldaşı oldu. Ama her zaman gece merhametli değildi. Yüreği kararmamıştı karartılmıştı.
Umutları gecede eridi ve derin bir okyanusa dönüştü ama Kaelen onca gerçeğin yüküyle yüzmeye devam edemezdi.
"Dayan Kaelen."
"Dayanıyorum. Ölümün sırtına dayanmış durumdayım."
Seni öldürmek isteyen birinin içinde kanından birinin ruhu olduğunu kabullenmesi zor oldu. Kabullenmedi gerek sonu gerekse yaşadıklarıyla hak etmedi. Kimse hak etmedi. Dünyadaki hiç bir canlı.