"Parçalandı. Umutları parçalandı, hayalleri parçalandı, sevgisi parçalandı. Güveni, hisleri, yaşam sevinci, yüreği, duyguları, anıları parçalandı. Her şey parçalandı. Hem de, bir zamanlar onu hayata bağlayan, her bir tebessümü ile umutlarını yeşerten kişi tarafından yapıldı bu.
Yeşillikler sarardı, yapraklar döküldü, dalgalar durdu, çiçekler soldu, yıldızlar söndü. Umutlar öldü, hayaller ezildi , sevgiler eridi, anılar gömüldü, duygular kırıldı. Ağaçların dalları umuda ve sevgiye uzandı ama umutlar da sevgiler de çoktan derinlere gömülmüştü.
Okyanusa göz kırpan yıldızlar ufuğa doğru usulca süzüldü. Fakat amaçları dilek gerçekleştirmek değil, özgürlüğe kavuşmaktı. Belki de intihar etmekti. İkisi de benzer şeyler değil miydi?
Okyanus, amaçları bu olmamasına rağmen, yuttuğu yıldızlara bir dilek fısıldadı.
Ne okyanusun içinde süzülen denizanaları, balıklar, mercanlar duydu bu sessiz dileği ne de gökyüzünde asılı yıldızlar, ay ve bulutlar. Fakat ihtirasla okyanusun içine dalan ve bizzat okyanus tarafından yutulan yıldızlardan biri, o sessiz dileği duydu ve özgürlüğe kavuşmanın sevinci ile o dileği kabul etti. Ve sonra, o dileği gerçekleştirmek adına okyanusun daha derinlerine gömüldü."