Düzensiz nefesinin havaya ve gözyaşlarının dalgalara karışması gibi, Zoren'in ona olan nefreti de eriyip suya karışmıştı ve akıp gitmişti.
Tabii bir anda olmadı bu. Bu nefret önce yavaşça eridi ama bir süre Zoren'in çevresinde kalmaya devam etti. Fakat sonra kalbinin derinliklerindeki ona karşı hissettiği sevgi ona hırçın bir dalga misali çarptığında, Zoren'in tüm nefretini çok uzaklara taşıdı ve bir daha hiç çıkmamak üzere çok derinlere gömdü.
Ama kim bilir, belki tek bir hareket, tek bir söz o nefreti tüm hiddetiyle yüzeye çıkarabilir ve Zoren'in kalbinin tam merkezine yerleştirebilirdi.