Annie ErnauxBoş Dolaplar eserinde; toplum, sınıf kültü, cinsiyetçilik, feminenizm, birey, aile baskısı ve rol çatışması gibi kavram ve düzlemleri bir genç kızın hayatı üzerinden anlatmıştır. Bu anlatımı yaparkende çocukluktan üniversite yıllarına geçen tüm süreci kısa ve öz bir biçimde okuyucuya sunmuştur. Bu sunuşla birlikte yazarın bize göstermiş olduğu kavram haritasından hareketle okuduğumuzdaysa karşımıza oto-kontrol ve ebevyn diktatörlüğünün yanında ekonominin ve cinsiyet hayat denen bağlamda belirli koşullarını gün yüzüne çıkarmıştır. Böylelikle eser sadece bir roman ve öykü olmaktan ziyade her toplumun hatta bireyin kendi evinde var olan gerçekliği okuycunun direkt olarak yüzüne söylemesidir. Çünkü dilinin sadeliği, edebi zevk gütmeden doğrudan anlatımı, duru bir zihin yörüngesi çizmesi okuyucunun yaşam belleğindeki hayat damarlarına daha kolay bir şekilde girmesini sağlamıştır. Buradan da anlaşılacağı üzerine Annie Ernaux bizi bize anlatmıştır.
Özellikle ekonomi ve ebevyn üzerinden Boş Dolaplar eğildiğimizde; hayatın ve yaşantının denkleminde bu iki kavramın bireyin ve toplumun oluşmasından dinamikleri daha net ve keskin görmekteyiz. Bu keskinliğin izleriniyse yaşamımızın tüm sekanslarında bazen sırtımızda bir yük bazen aklımızda bir bilgi ve bazende ruhumuda bir yara olarak karşımıza çıkmaktadır. Ve birey olarak hangisinin sorumluluğunu alacağımızsa bize yani 'ben' olana bağlıdır. Ana kaharamızın aldığı ve almakta vazgeçtiği sorumlulukları düşündüğümüzdeyse; psikolojim idol ve aile durumlarını düşündüğümüzde 'fedakarlık' adı altında bir çıkar muhasebesi güttüğünü de okuyabiliriz. Belki de kahramanımız bu 'fedakarlık' adı altındaki çıkar ilişkisine karşı anarşist duruşunun yer yer sorumluluğunu almak öznelliğini gösterse de yer yer kaçmayı seçmiştir. Bu kaçış ve sorumlulukta hayatta kalmak güdüsünden hareketle sürekliliğini sürdürmektedir.
Sonuç olarak; Annie ErnauxBoş Dolaplar eserinde hem bireysel hem de toplumsal kimlikleri, sınıflar kültleri, ekonominin insan hayatındaki yeri, okumanın ve başarının ebevyn gözündeki önemi gibi olumlu ve olumsuz çeperler sunacak varyasyonları okuyucuya anlatmıştır. Bu anlatımla birlikte hem de bireye hem aileye hem de ebevynlere bir ders olarak algılanabileceği gibi ters bir hikaye üzerinden kendilerine kendi aynalarından bakmasını da sağlamıştır. Bu yüzden eserin kıymeti şahsi nazarıma göre bulunduğumuz coğrafayanın kültürel hafızasına ait değilmiş gibi dursa da aslında insanlık argümanın yegane formu olarak anlayabilir ve algılayabiliriz.