10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 23:01
Uzun bir aradan sonra sonunda yeniden incelemelerime devam edebildiğim için mutluyum. Daha verimli bir okuma süreci geçirmek adına kitabı bitirdikten sonra genel bir özet yazmak yerine her okuma seansım sonrası aklımda kalan ve beni etkileyen yerleri değerlendirip bitirdiğimdeyse genel bir değerlendirme yazacağım. Daha fazla sizi sıkmadan yazmaya başlayayım:) 1. Kitap samimi bir tarzda yazılmış. Okurken yazarla baş başa kalmış sohbet ediyormuş gibi hissediyorsunuz. Kitap bir kitapçının nasıl olması gerektiğinin üzerinde durarak başlıyor. Kitapçı açmak için sadece iyi bir okur olmanın yeterli olmadığını gözler önüne seriyor ve baş karakterimiz Youngju, giderek kendini bu alanda ilerletiyor. Youngju kitapçı boş olduğu zamanlarda yanına kitapları dizip onları okuyup yanında kahve içerek vakit geçiriyor ve müşteriler içinde kitaplar içine küçük özet kağıtları ekliyor onu nasıl etkilediklerine dair. Okurken derin bir trans haline girdiğini söyleyebiliriz bir gözü bu dünyada bir gözü ise kitabın onu götürdüğü roman evreninde oluyor. Hatta bu süreçler esnasında yanına barista olarak aldığı Minjun'a cevaplaması oldukça zor sorular soruyor ki sonucunda biz de onunla beraber bu soruların cevabını bulmaya çalışıyoruz. Hayatın anlamı nedir, sevgi her şeyden üstündür müdür, sıkıcı bir hayat onu ardında bırakmak için yeterli bir sebep midir bu sorularından sadece birkaçı. Kitap ilerledikçe Youngju ile Minjun arasındaki ilişkinin geliştiğini ve başlarda tek kelimelik cevaplar veren Minjun'un daha sosyal birine dönüştüğüne tanık oluyoruz. Bunun sebebi Youngju'yla vakit geçirdikçe ve kitapçıdaki insanlarla etkileşmesi mi yoksa kendi kendini o felsefi sorularla beraber keşfetmesi mi galiba ikisinin de etkisi göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Beni en çok etkileyen soru şu oldu: Biri sıkıcı hayatını bırakıp yeni hayata başlasa ve orda da mutsuz olsa bu bir başarısızlık sayılır mı? Sonuçta eski hayatının onda bıraktığı mutsuzluğu görüp yeni bir hayata olan girişimi kendi kendine bir başarı sayılmaz mı? Hayatta matematikteki gibi bir eksinin bir artıyı götürmesi gibi bir durum olmayacağını düşünüyorum. Her yaşadığımız kendimize özgü bir şekilde bizi etkiler ve bu süreçler sonunda birey oluruz. Bunu yapan hayatımız herhangi bir anında okuduğumuz kitapta olabilir, tanıştığımız biri, izlediğimiz bir film ya da radyoda tesadüfen karşılaştığımız bir şarkı bile. Hayatı güzel kılanda bu değil midir? Gördüğünüz üzere kitap beni bu sorular üzerine baya bi kafa yormaya sevk etti. Devamında neler olacak merak etmeden edemiyorum. 2. Kitabın ilerleyen kısmında Minjun'un iş bulma sürecindeki zorlukları görüyoruz. Aslında bu çoğu kişinin özdeşim kurabileceği bir durum. Prestijli bir üniversiteden mezun olsa dahi kaç tane mülakata girerse girsin hiçbirinden olumlu bir dönüş alamıyordu. Ailesi ona hep ilk iliği atıp düzgün bir üniversiteye girersen gerisi gelir hayatın daha kolay olur derdi. Fakat sonrasında fark etti ki elinden geleni yapsa da her şeyi bitirse de aynı adımda takılı kalmıştı. Bu yüzden de bir süreliğine çabalamayı bırakmayı ve kendi içine dönmeye karar verdi. Tabii ki bu süreçte ailesini yüz üstü bıraktı gibi düşüncelerle de boğuştu. Acaba ben de mi bir sorun var, niye olmuyor, daha fazla çabalasam olur muydu şeklinde sorular sorup durdu. Minjun'un sıkıntılarıyla beraber kitap Youngju'nun da karakterini daha derinlemesine tanımamıza olanak sağlıyor. Karşılıklı saygının olmadığı bir evlilikte olmanın, annesi tarafından hiçbir zaman tam olarak kabul görmemenin üzerinde duruyor. İki karakterimiz de ilerleyen sayfalarda kendilerini geliştiriyorlar ve kendilerine boşluk veriyorlar. Younju kitapçıya yazarlar çağırıp söyleşiler yapıyor. Aklımda kalan sorulardan biri de şu oldu: Yazar yazdıklarına benzer mi? Ben okuduklarımızda yazarın izlerine rastlayabileceğimizi düşünüyorum. Kendini katmadan yazılan bir yazının, ders kitabından ne farkı olur diye düşünmeden de edemiyorum. Aynı zamanda yazarın böyle bir soru kullanmasının sebebinin kendi hayatının da kitapla benzerlik göstermesi olduğunun kanaatindeyim. Hwang Bo-reum bilgisayar mühendisi olarak birkaç yıl çalıştıktan sonra bırakıp yazarlığa geçmiştir. Bunun da etkilerini büyük bir şekilde Youngju üzerinde görebiliyoruz. Sonraki kısımlarda niye çalışma zorunluluğu duyduğumuz üstüne duruluyor. Takım, aile gibi değerlerin çalışmayı ekonomik bir zorluluktan ahlaki bir zorluluğa bilerek dönüştürdüğüne ve bunun sonucunda insanın çalışmayınca kendini boş, işe yaramaz hissettiği üzerinde duruyor. Başka üzerinde durulan konu ise insanın nasıl kendini özgür hissedebileceği ama burda aklıma takılan konu şu: Kendisiyle tamamen dürüst olamayan biri kendi içinde gerçekten özgür olabilir mi? Biri kendini gerçek anlamda tanımadan iç huzuru bulabilir mi? Her şeyi aceleye getiren ve dur durak bilmeden hep bir sonraki adıma geçmemizi bekleyen toplumun da tabii ki iç huzur üzerine etkisi yadsınamaz. Karmakarışık bir yazı olduğunun farkındayım:) Ama bu şekilde sanki yazarla konuşuyormuş gibi hissediyorum ve bunu bir şeye değişmem. 3. Hwang Bo-reum'un Hyunam-Dong Kitabevi kitabı bana sarıldı desem yanlış olmaz. Her elime aldığımda beni sıcacık karşıladı ve düşünmeye itti, bunun için ne kadar teşekkür etsem azdır. Hızlı okuyan biri olarak bu kitapla aslında yavaşça kitabının içine dala dala okumanın farkına vardım. Ara ara kitaptan başımı kaldırıp okuduğum cümlenin üzerine yoğunlaştım. Nasıl bilmiyorum ama okudukça içimin rahatladığını söyleyebilirim. Baş karakterin istediği huzura kavuşabildiği için mutluyum. Özellikle her şeyi tükettiğimiz, hep bir acelemiz olduğu bu dünyada bile kitapçı ya da herhangi bir yerde kendi özgür dünyamızı yaratabileceğimiz düşüncesi beni mutlu ediyor. Youngju'nun Seungwoo'yla olan konuşmaları sürükleyiciydi ve daha fazla konuşmaları olsun isterdim. Açıkçası bunun dışında herhangi başka bir isteğim olmazdı, her bir karakterin ilerlediği yol sevindiriciydi ve çok net bir şekilde kendince gelişmeye devam ediyorlardı. Umarım bir gün ben de kendimi tamamen huzur içinde hissettiğim bir yer bulurum. Bu kitabı yeniden okuyacağım gün direk orijinal dilinde okumayı hedefliyorum, hissinin farklı olacağını düşündüğümden değil sadece yazara daha yakın olacağım hissiyatına kapıldığımdan. Kitabı önerdiğimi net bir şekilde söyleyebilirim.
Duygu ve Düşünce
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.