(Spoiler içerir)Bir oturuşta okunacak kadar kısa ama etkisi uzun sürecek bir roman Atları da Vururlar. 1935 Amerika’sında açlıktan çok umutsuzluktan ölen insanların hikayesi bu. Bir dans yarışması etrafında gelişen olaylar, yoksulluğun insanları bir “seyirlik trajedi”ye çevirmesine dönüşür. En acısı da bu trajediyi eğlenerek izleyen ve alkışlayan insanlar. Robert ve Gloria…Karınlarını doyurmak ve kalacak yer bulmak için bu yarışmaya katılan iki genç…Gloria’nın bu hayatta tek amacı vardır: Bu atlıkarıncadan inmek, bıkıp usandığı iğrençlikten kurtulmak…Ve Gloria, roman boyunca şu cümleyi tekrarlar: Ölmek istiyorum. Gloria’nın “Beni öldürür müsün?” sorusu da romanın en can alıcı noktası olacaktır. Ve Robert yıllar önce büyükbabasının öldürdüğü atı Neilly’yi ve büyükbabasının şu sözünü hatırlar: “Ona yapabileceğim en büyük iyilik buydu.”Romanın ilginç yapısından da bahsetmeden geçemeyeceğim çünkü çok hoşuma gitti. Roman on üç bölüm halinde kurgulanmış ve her bölümün başında verilen kelime gruplarını birleştirince yargıcın Robert hakkında verdiği kararını okuyoruz. İnsan doğasının karanlık yönlerini keşfetmek için eşsiz bir roman Atları da Vururlar.