8/10
·248 syf.··
2026 3. kitabı
Yıldızlararası Galaktik Hükümet sistemlerinin başverdiği sonsuz uzay düzleminde ortaya çıkan yaşam formları insanlardan çok daha gelişmiş beyinleriyle hayatlarını sürdürürken onların da yanıtını milyon yıl bekledikleri bir soru vardır, hayatın, her şeyin ve evrenin anlamı nedir? Derin Düşünce denen yüce/kutsal bilgisayar bu soru için yanıtı milyonlarca yıl beklettikten sonra tekrar karşılarına durduğunda onlara kısaca '42' der. O kadar yıl bekleyip de 42 yanıtını alanlar bunun yetersizliği ile tatmin olmayınca 42'ye ekstra anlam yükleyip dururlar ve bu da hem bu kitabın yan hikayelerine hem de kitabın yazarının alanını kapladığı gerçek yerküredeki okuyucuların zihnine derman olur. Öyle ki Coldplay 42 isimli bir şarkı yazmış, Pink Floyd yazar Douglas Adams'ı 42. yaş gününde sahnelerine davet etmiş. Çeşitli kültürler araştırıldığında görülmüş ki 42'nin sorulara yanıt verebilecek her alanda yeri var: Mısır mitolojisinde ölüm yolculuğu yapanlara 42 soru sorulmasının yanında, matbaada basılan ilk İncil de Gutenberg B42 diye anılıyormuş çünkü her sayfasında 42 sayfa varmış , Budizm'de de 42 bölümlük Sutra varmış da cart curt. Hiperzeki de olsan insan da olsan anlam arayışın seni, yanıtlarda gizem oluşturmaya itiyor, şükür ki okurken yazarın tam da şu modda içeriğini ürettiğini düşündüm: Justin Roland nasıl ki Rick ve Morty seslendirirken tekila atıyorsa tam o şekilde hiç de keyfini bozmadan üretime hazırlandığı gibi. 42'nin bu kadar büyük mit hâline geldiğini bile Barış Özcan videosundan sonra öğrenmiş oldum. Yoksa kim takar 42'yi, 42'mi sallasam ellisi, bakın az önce yaptığım gibi dümdüz saçma bağlar üretmek, bu yüzden ısındım zaten ama bazen daldan dala atlamalar yordu da bağlamdan koparken, sonuçta Tarzan değilsin kimseyi mutlu etmek için öyle kolay atlayamazsın daldan dala, bakın bir saçma göndermeyle de Acun'un eski karısını tiye aldım. Marvin isimli insan gibi tasarlanan ama beyni çok daha büyük olan ve sürekli düşünce üreten gik (gerçek insan kişiliğine sahip) robotun gerginliği ilgimi çekti. Ne zaman hikayede kendisine yer bulsa kamburu çıkmış vaziyette dinelmiş oluyor, bizim orda öyle derler, insanların basit hesaplarından ve kendisine verilen işlerden o kadar nefret ediyor ki yaşam amacının dışına çıkıp öz bilinci de olduğundan sürekli depresyonda, öyle ki bir geminin bilgisayarına bağlanıp onunla ilk sohbet edişinde gemi intihar ediyor. Hikâyenin yine de eğlenceli tiplerinden biriydi, nedenini açıklayamadığım bir açıdan futurama'daki fav karakterim bender gibi hissettirdi. Geekyapar incelemesiyse mu-az-zam. Düşündüklerim aynen dile gelmiş, Marvin'in robotluktan bıkmış tavırlarına, gezegen yanarken Arthur'un gamsız çay alma sevdasına, az önce yine bahsettiğim Marvin'in gemi bilgisayarını ihtiyatsız konuşmalarıyla baypas edip ekibini gayriihtiyari kurtarmasına kadar kitabın tüm absürt anlatısını yazarın alayı olarak okumaları, eserin Rick n Mort'ye ilham oluşundan söz etmeleri ve en çok da mitoloji hâline gelen, kültleşen bi çok hikâyenin aslında kafası çalışır birinin ötekileri oyalansın diye uydurduğu ihtimalini düşünmeleri, düşündürmeleri hoşuma gitti. Vogon Şiirlerini dinlememek için insanların; intiharı göze alacak kadar şiirden nefret etmesi durumu var ki kukla kabare'de sevgili dayım bile iyi şiirin dâhi içten okunması gerektiğini belirtir, yani kitaba göre çok daha düşük yaşam formu olarak insanların dünyada şiire bu kadar tahammülsüzlüğü söz konusuyken kaldırıp evrende şiirden söz etmek evlerden evrenlerden ırak, aman aman aman. Kaldı ki ceza ehliyetli dayım; sofra kurulduğu zaman (ki artık kuramıyorlaaaar) kalkıp birinin bi anda şu şekil söze girerek "sevilmemek miydi acaba kuşun kanadından çıkan ses miydi ki o ses......" gibi zorlama, kasıntılığı kelimeler arasındaki manasız es vermelerle gelen mide bulandırıcı o beyitlere ağız dolusu küfürle karşılık verir, "he he guşun ganadı." diye de geçiştirir. İşte burdan yola çıkarak hesap edin şiir okuyan uzaylıları dinlememek için intiharı düşünenleri. He bi de şiir okuyanların da şiirden biz tiksinenler kadar şiiri okumak istedikleri durumu vardır ki burda da uzaylı vogon, tıpkı şiir okumak için yanıp dövünenler gibi okuduğunun etkisini artırmak ve şiiri benimsetmek için biyolojik bi sisteme elektrotlar yerleştirip sinyaller gönderiyor. Sırada sizin için derlediğim ertesi gün unutacağınız ve benim de unutacağım bazı kavramlar var, buyursunlar efendim: Anakronizm; değişik çağları birbirine karıştırma, bir olayın çağıyla ilgili yanılma; örneğin Fatih’in Papa’yla telefonla görüştürülmesi bir anakronizmdir. Tarihteki olayları değerlendirmede yanılgı içinde olma hâli diye tanımlanan bu şey tarihi; toplulukların, milletlerin kendine özgü değerlendirmeleriyle evlatlarına anlatması değil de nedir diye düşünmeden edemiyorum. Tanrının Defterini Dürer kitabı'ndan söz ediliyor bir noktada. Defter dürmek kadar, hesabı kapatma anlamına gelirken estetik duran bir söz daha yok bence, bir gün ölürsem tanrı wickedchld'ın defterini dürdü desinler. İspermeçet balinası: 'Kaşalot' da denen bu balığı illa internette görmüşüzdür, yassı bir kafası var, burda da ismi geçince ufak hatırlayalım. Petunya: Rus romanı karakteri gibi değil mi, değil. Dostluğu ve saygıyı temsil eden bir çiçek, şahsen ilk defa duydum, yeşillendirdim. Hovercraft: kullandıkları teknoloji sayesinde hem karada ve hem de denizde yol alabilen bir motorun çalıştırdığı fan ile hareket eden taşıt çeşidi. Stegosorus: Jura devrinde ABD'nin batısında yaşamış, zırhı dikenli dev kertenkele.
Otostopçunun Galaksi RehberiDouglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20209bin okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.